Her şirketin avukat bulundurması zorunlu değildir. Avukatlık Kanunu’nun 35/3. maddesi kapsamında, esas sermayesi 1.250.000 TL veya üzerinde olan anonim şirketler ile üye sayısı 100 veya daha fazla olan yapı kooperatifleri sürekli avukatlık hizmeti sağlamalıdır. Limited şirketler, sermayeleri yüksek olsa bile bu hükümdeki genel yükümlülüğün kapsamına girmez. Özel mevzuattan kaynaklanan farklı yükümlülükler ayrıca değerlendirilir.Anonim şirketlerde belirtilen eşik, Türk Ticaret Kanunu’nun 332. maddesi için belirlenen 250.000 TL asgari esas sermayenin beş katına dayanır. Şirketin cirosu, banka hesabındaki para veya toplam malvarlığı bu hesaplamanın yerine geçmez. Yükümlülüğe aykırılıkta, avukat bulundurulmayan her ay için ilgili tarihte yürürlükteki asgari ücretin iki aylık brüt tutarı üzerinden idari para cezası gündeme gelebilir. Aşağıdaki açıklamaların kaynak kontrol tarihi 5 Ekim 2026’dır.
Hangi kuruluşların avukat bulundurması zorunludur?
Yasal yükümlülüğün temel dayanağı 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 35. maddesinin üçüncü fıkrasıdır. Hüküm, belirli sermaye düzeyindeki anonim şirketleri ve belirli üye sayısına ulaşan yapı kooperatiflerini açıkça sayar. Bütün ticaret şirketlerinin aynı kurala tabi olduğu sonucu çıkarılamaz. Şirketin ticaret unvanındaki kısaltmayı ve sicilde kayıtlı türünü kontrol etmek, değerlendirmeye doğru yerden başlamayı sağlar.
Anonim şirket bakımından sermaye eşiğine ulaşılması yeterlidir; ayrıca belirli sayıda çalışan veya belirli düzeyde yıllık satış aranması bu hükmün ölçütü değildir. Bir ortaklı anonim şirket de, ortak sayısı az olduğu gerekçesiyle kapsam dışında kabul edilmez. Buna karşılık çok sayıda çalışanı bulunan bir limited şirket, sırf çalışan sayısı nedeniyle 35/3 kapsamındaki anonim şirket yükümlülüğüne tabi hâle gelmez.
| Kuruluş | 35/3 bakımından temel ölçüt | Değerlendirme |
|---|---|---|
| Anonim şirket | Esas sermayenin 1.250.000 TL veya üzerinde olması | Sürekli avukatlık hizmeti yükümlülüğü kapsamındadır. |
| Limited şirket | Hüküm limited şirketi saymaz. | Bu genel hüküm kapsamında zorunluluk yoktur. |
| Yapı kooperatifi | Üye sayısının 100 veya üzerinde olması | Üye sayısı koşulu sağlanıyorsa kapsamdadır. |
| Diğer kooperatifler | Hüküm özellikle yapı kooperatifini belirtir. | Her kooperatif otomatik olarak bu kapsama sokulmaz. |
Bu tablo yalnızca belirtilen kanun hükmünü açıklamaktadır. Düzenlemeye tabi bir sektördeki özel hukuk işleri, yargılamadaki temsil kuralları veya başka kanunların getirdiği yükümlülükler ayrı incelenmelidir. Genel şirket danışmanlığının kapsamı için şirketler hukuku ve şirket avukatlığı rehberi okunabilir.

Anonim şirketlerde 1.250.000 TL sınırı nereden geliyor?
Avukatlık Kanunu, anonim şirketler için asgari esas sermaye miktarının beş katını esas alır. Kanun metninde eski Türk Ticaret Kanunu’nun 272. maddesine yapılan gönderme bulunmaktadır; güncel uygulamada anonim şirketin asgari sermayesine ilişkin TTK 332 ile birlikte değerlendirme yapılır. İzmir Barosunun Ağustos 2026 tarihli duyurusu da yükümlülüğü TTK 332’de öngörülen tutarın beş katı üzerinden açıklamaktadır.
24 Kasım 2023 tarihli ve 7887 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı, 1 Ocak 2024’ten itibaren anonim şirketler için asgari esas sermayeyi 250.000 TL’ye yükseltmiştir. Bu nedenle hesaplama 250.000 TL × 5 = 1.250.000 TL şeklindedir. Eski yazılarda görülen 250.000 TL avukat bulundurma eşiği, önceki asgari sermaye tutarına dayanan eski değerlendirmeyle karıştırılmamalıdır.
Bir anonim şirketin esas sermayesi 1.000.000 TL ise yalnızca bu sermaye verisiyle eşik sağlanmaz. Esas sermaye 1.250.000 TL olduğunda ise sınırın tam olarak karşılanması yeterlidir; mutlaka bu tutarın aşılması gerekmez. Sermaye 2.000.000 TL olduğunda da şirket kapsamdadır. Bu örneklerde sermayenin sicil ve esas sözleşme kayıtlarıyla doğrulandığı varsayılmaktadır.
Ciro ile sermaye ayrı kavramlardır. Şirketin yıllık satışının milyonlarca lira olması, esas sermayeyi kendiliğinden artırmaz. Aynı şekilde şirketin zarar etmesi veya özkaynağının azalması da sicildeki sermaye tutarını otomatik değiştirmez. Banka bakiyesi, taşınmaz değeri ve çalışan sayısı üzerinden avukat bulundurma eşiği hesaplamak bu nedenle yanıltıcı olabilir.
Kayıtlı sermaye tavanı ile fiilen çıkarılmış sermaye karıştırılmamalı
Şirket kayıtlı sermaye sistemindeyse sermaye tavanı, başlangıç sermayesi ve çıkarılmış sermaye kavramlarını ayırmak gerekir. Ticaret Bakanlığı, halka açık olmayan kayıtlı sermayeli anonim şirketler için asgari başlangıç sermayesinin 500.000 TL olduğunu açıklamaktadır. Bu farklı tutardan hareketle avukat bulundurma sınırının her durumda 2.500.000 TL olduğu sonucuna varılmamalıdır.
Kayıtlı sermaye tavanı, yönetim kuruluna belirli koşullarla sermaye artırımı yapabilme alanı verir; her zaman şirketin mevcut sermayesiyle aynı tutar değildir. Bu sistemde yükümlülük değerlendirilirken esas sözleşme, sicil kayıtları ve sermaye belgeleri birlikte incelenmelidir. Yalnızca bir belgede görülen en yüksek tutarı seçmek veya sistemin adından hareketle otomatik muafiyet kabul etmek doğru bir inceleme yöntemi değildir.
Limited şirketin sermayesi yüksekse avukat zorunlu mu?
Avukatlık Kanunu’nun 35/3. maddesindeki genel yükümlülük limited şirketleri saymaz. Bu nedenle limited şirketin sermayesinin 1.250.000 TL, 5.000.000 TL veya daha fazla olması tek başına bu hüküm kapsamında sürekli avukat bulundurma zorunluluğu oluşturmaz. “Sermayesi belirli tutarın üzerindeki bütün şirketler” ifadesi bu açıdan eksiktir; anonim şirket ayrımı mutlaka yapılmalıdır.
Bu durum, limited şirketin hukuki riskinin bulunmadığı veya hukuki işlemlerini uzman incelemesi olmadan yürütmesinin uygun olduğu anlamına gelmez. Ortaklık anlaşmazlıkları, işçi alacakları, ticari sözleşmeler, veriler, marka ve tahsilat süreçleri şirketin büyüklüğünden bağımsız risk doğurabilir. Hukuki hizmet ihtiyacı ile kanunun belirli şirketlere getirdiği zorunluluk farklı sorulardır.
Şirket türü değiştirildiğinde de değerlendirme yenilenmelidir. Limited şirket anonim şirkete dönüşmüşse artık yalnızca eski şirket türüne bakılamaz. Tür değişikliği sonrasındaki sermaye, sicil kaydı ve hizmet düzeni incelenir. Benzer şekilde “grubumuzun başka şirketinde avukat var” açıklaması, farklı tüzel kişiliklere sahip bütün şirketlerin yükümlülüğünün karşılandığını kendiliğinden göstermez.
Yüz ortak sınırı bütün kooperatifler için mi geçerlidir?
Kanun, üye sayısı yüz veya daha fazla olan yapı kooperatiflerini belirtir. Dolayısıyla yalnızca “kooperatif” kelimesiyle yetinmeden kooperatifin türü ve güncel üye sayısı belirlenmelidir. Bir yapı kooperatifinde tam yüz üyeye ulaşılması da kapsam bakımından önemlidir; yüz bir üyeye çıkılması beklenmez.
Üye sayısına ilişkin değerlendirmede geçmiş listeler ile güncel kayıtlar ayrılmalıdır. Yeni üyelikler, ayrılmalar ve ilgili kararların tarihleri hangi dönemde koşulun sağlandığını etkileyebilir. Yönetimin, eski bir ortak listesini yıllarca esas almak yerine üyelik değişikliklerini takip etmesi gerekir. Sermaye miktarı üzerinden anonim şirket için yapılan hesap, yapı kooperatifinin üye sayısı ölçütünün yerine kullanılamaz.
Sözleşmeli avukat ile şirket bünyesindeki avukat nasıl değerlendirilir?
Kanuni ifadede sözleşmeli avukat bulundurma yükümlülüğü yer alır. Sürekli hizmetin dışarıdaki bir avukatla kurulan sözleşme üzerinden yürütülmesi yaygın yöntemlerden biridir. Şirket bünyesinde avukat istihdam edilmesi hâlinde ise kişinin avukatlık sıfatı, görev düzeni, gerçek hizmet ilişkisi ve belgeleri incelenir. Yalnızca bir personelin “hukuk sorumlusu” unvanını taşıması, onun baroya kayıtlı avukat olduğunu göstermez.
TBB Avukatlık Kanunu Yönetmeliği’nin 73/B maddesi, sürekli avukatlık hizmeti kapsamında ücretin serbest meslek makbuzu veya bordro üzerinden belgelenmesini düzenler. İstanbul Barosunun 23 Eylül 2017 tarihli uygulama yazısında da sigortalı avukat için maaş bordrolarının sunulması öngörülmüştür. Bu nedenle şirket içindeki avukatın varlığı değerlendirilirken sadece dışarıdan hizmet sözleşmesi bulunup bulunmadığına bakmak yeterli değildir; çalışma biçimine uygun kayıtlar birlikte ele alınmalıdır.
Bununla birlikte “bir çalışanımız hukuk fakültesi mezunu” veya “şirket ortağımız avukat tanıyor” açıklaması, avukatlık hizmeti ilişkisinin belgelenmesiyle aynı şey değildir. Baro kaydı, sözleşme, başlangıç tarihi, görev kapsamı ve ödeme kayıtları gibi unsurlar açık olmalıdır. Bir grup şirketinde çalışan avukatın farklı şirketlere sunduğu hizmetlerde de her tüzel kişilik bakımından ilişkinin nasıl kurulduğu ayrıca değerlendirilir.
Bir davaya vekâletname vermek yükümlülüğü karşılar mı?
Bir avukatın belirli bir davayı veya icra takibini yürütmesi, şirketin sürekli hukuki hizmet ilişkisinin bulunduğunu tek başına ispatlamaz. Vekâletname temsil yetkisini gösterir; sürekli hizmet sözleşmesi ise hizmetin konusu, dönemi ve ücret ilişkisini düzenler. Şirketin yalnızca eski bir dava vekâletnamesini sunarak bütün dönemlerdeki yükümlülüğünün karşılandığını varsayması doğru olmayabilir.
Hizmetin fiilen süreklilik taşıması ve uygun belgelerle gösterilmesi önemlidir. Sadece gerektiğinde telefonla görüşülen bir avukatın olması, aylık hizmet ilişkisinin bulunduğunu her olayda ortaya koymaz. Buna karşılık şirketin o ay davasının bulunmaması, avukatın hizmet ilişkisinin gereksiz veya sona ermiş olduğunu göstermez. Danışmanlık, sözleşme ve karar incelemeleri de sürekli hizmetin içinde yer alabilir.
Sürekli avukatlık hizmeti sözleşmesinde neler yer almalı?
TBB Avukatlık Kanunu Yönetmeliği’nin 73/A maddesi, sürekli avukatlık hizmetlerinde yazılı sözleşmeyi ve içeriğini düzenler. Tarafların kimlik ve ticari bilgileri, işin tanımı, ücret ve ödeme şekli, tarife değişikliklerine uyarlama, süre ve sona erme koşulları sözleşmenin temel unsurlarıdır. Harç ve giderlerin nasıl karşılanacağı da açıkça belirlenmelidir.
Şirketin gerçek ihtiyaçlarına göre hizmet kapsamının anlaşılır yazılması gerekir. Sözleşme incelemeleri, yönetim kurulu ve genel kurul süreçleri, ihtar hazırlığı, çalışan ilişkileri, ticari alacaklar ve dava takibi aynı yoğunlukta işler değildir. Hangi işlerin sürekli danışmanlık kapsamında, hangilerinin ayrıca değerlendirileceği açık bırakılırsa ileride ücret ve sorumluluk tartışması doğabilir.
Yönetmelik, sözleşmenin taraf sayısından bir fazla nüsha hazırlanmasını; tarafların nüshaları yanında bir nüshanın avukat tarafından kayıtlı olduğu baroya verilmesini öngörür. Ücret belgeleri bakımından 73/B’de yıl sonu bildirim düzeni vardır. Şirket açısından da sözleşmenin imzalı nüshasının, hizmet dönemlerinin ve ödeme kayıtlarının düzenli saklanması, sonradan gelen belge talebine cevap verilmesini kolaylaştırır.
- Şirketin unvanı, adresi ve vergi bilgileri.
- Avukatın veya ilgili avukatlık yapısının kimlik ve sicil bilgileri.
- Sürekli hizmetin konusu ve kapsamı.
- Başlangıç tarihi, süre, yenileme ve sona erme koşulları.
- Ücret, ödeme düzeni ve tarife değişikliklerine uyarlama.
- Harç, gider ve ayrıca değerlendirilecek işler hakkında açık düzenleme.
Bu liste hazır sözleşmenin yerine geçmez. Özellikle şirket içi istihdam modelinde iş ilişkisine ait hükümler ile avukatlık hizmetine ilişkin mesleki kurallar birlikte incelenmelidir. Hangi belge kullanılırsa kullanılsın hizmet ilişkisinin tarihleri gerçeğe uygun olmalıdır. Sonradan imzalanan bir sözleşmenin geçmişteki bütün ayları kendiliğinden karşılayacağı kabul edilmemelidir.
Şirket avukatı için hangi asgari ücret tarifesi uygulanır?
Sürekli hukuki hizmet ücretini belirlerken yürürlükteki Türkiye Barolar Birliği Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi dikkate alınır. 4 Kasım 2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan tarife, Avukatlık Kanunu 35 uyarınca anonim şirketlerde bulundurulması zorunlu sözleşmeli avukatlar için aylık asgari tutarı 45.000 TL olarak düzenlemiştir. Bu tutar bir hizmet teklifi veya her şirketin bütün hukuki işleri için sabit fiyat değildir.
Tarifedeki asgari sınır ile tarafların belirlediği hizmet kapsamı birlikte değerlendirilir. Dava, icra ve diğer işlerin ücreti ile sürekli danışmanlık ücreti birbirine karıştırılmamalıdır. Ayrıca şirket bünyesinde istihdam edilen avukatın çalışma ve ücret düzeni, bordro ve mesleki kurallar bakımından ayrı inceleme gerektirebilir; dışarıdan sunulan sözleşmeli hizmete ait tablo doğrudan her bordrolu ilişkiye aynı şekilde aktarılmamalıdır.
Kaynak kontrolünde 28 Mart 2026 tarihli tarife değişikliği de görülmüştür; bu değişiklik idari para cezasının iptaline ilişkin davalardaki ücret hükmünü ilgilendirmektedir. Sözleşme yapılacağı veya güncelleneceği tarihte yürürlükteki tarifenin ilgili satırı yeniden kontrol edilmelidir. Eski bir internet yazısındaki ücretin yıllarca geçerli kaldığı varsayılamaz.
Avukat bulundurmayan şirkete nasıl ceza uygulanır?
Avukatlık Kanunu 35/3, yükümlülüğe aykırı davranan kuruluşlara Cumhuriyet savcısı tarafından idari para cezası verilmesini düzenler. Hesap, sözleşmeli avukat tayin edilmeyen her ay için ilgili tarihte yürürlükte olan asgari ücretin iki aylık brüt tutarına dayanır. Bu nedenle tek bir defalık sabit ceza tutarından söz etmek eksik olabilir.
Basit hesap mantığı aylık brüt asgari ücret × 2 × yükümlülüğün ihlal edildiği ay sayısı şeklindedir. Ancak dönem boyunca asgari ücret değişmişse farklı aylar için farklı tutarlar gündeme gelebilir. Başlangıç tarihi, şirketin kapsama girdiği dönem ve hizmetin bulunduğu aylar belirlenmeden toplam ceza hesabı yapılmamalıdır. Net asgari ücret veya işverene toplam maliyet bu kanuni ölçütün yerine geçmez.
Bu yazıda bütün dönemler için tek bir güncel ceza rakamı verilmemektedir. Somut hesap yapılırken ilgili ayların resmî brüt asgari ücretleri esas alınmalıdır. Şirketin sonradan avukatla anlaşması, geçmişte yükümlülüğün karşılanmadığı iddia edilen ayları kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Bununla birlikte geçmişte gerçekten bulunan hizmet ilişkisine ait sözleşme ve ödeme belgeleri değerlendirmede önem taşıyabilir.
İdari para cezası ile ceza mahkemesindeki bir mahkûmiyet birbirinden farklıdır. Baro yazısında veya uygulama açıklamasında “suç duyurusu” ifadesinin kullanılması, her olayda hapis cezası veya adli sicil sonucu doğduğu anlamına gelmez. İtiraz yolu, süre ve başvuru yeri ceza kararının hukuki niteliği ve tebliğ durumuna göre ayrıca incelenmelidir.
Barodan yazı geldiyse ne yapılmalı?
Önce yazının hangi şirketi, hangi dönemi ve hangi belgeleri kapsadığı kontrol edilir. Şirketin o dönemdeki türü ve sermayesi doğrulanır; varsa sürekli avukatlık sözleşmesi, serbest meslek makbuzları, ödeme belgeleri veya bordrolar hazırlanır. Gelen yazıya yalnızca “avukatımız var” demek yerine ilişkiyi ve dönemi gösteren belgelerle cevap vermek gerekir.
Belge sunmak için tanınan süre her yazıda aynı kabul edilmemelidir. Örneğin İzmir Barosunun Ağustos 2026 duyurusunda yükümlülüğün yerine getirildiğinin on beş gün içinde belgelendirilmesi istenmiştir. Başka bir yazı farklı süre veya farklı belge grubu içerebilir. Bu yüzden internetteki eski örnekte görülen süreyi kullanmak yerine size tebliğ edilen yazının kendisi ve tebliğ tarihi incelenmelidir.
Şirketin yükümlülüğünü kontrol etmek için gerekli belgeler
- Güncel ticaret sicili kayıtları ve şirket esas sözleşmesi.
- Sermaye artırımı, azaltımı veya tür değişikliği kararları ile tescil tarihleri.
- Kayıtlı sermaye sistemindeyse ilgili sermaye belgeleri.
- Yapı kooperatifinde üyelik ve üye sayısı kayıtları.
- İmzalı sürekli avukatlık hizmeti sözleşmesi veya çalışma ilişkisini gösteren belgeler.
- İlgili dönem serbest meslek makbuzları, ödeme kayıtları veya bordrolar.
- Barodan gelen yazı, tebliğ belgesi ve önceki cevaplar.
- Varsa idari para cezası kararı ve tebliğ bilgileri.
- Önce tüzel kişinin türünü belirleyin; grup adını tek şirket gibi değerlendirmeyin.
- Anonim şirkette sicildeki sermayeyi, yapı kooperatifinde güncel üye sayısını kontrol edin.
- Yükümlülüğün hangi tarihten itibaren bulunduğunu belgeleyin.
- Bu dönemlerin hangi hizmet sözleşmesi veya istihdam ilişkisiyle karşılandığını eşleştirin.
- Sözleşme, ödeme ve bildirim kayıtlarındaki eksikleri belirleyin.
- Baro yazısı veya ceza kararı varsa tebliğ ve cevap sürelerini ayrıca inceleyin.
Şirket yönetiminde bu kontrolün yalnızca yaptırım yazısı gelince yapılması yerine sermaye değişiklikleri ve hizmet sözleşmesi yenilemelerine bağlanması yararlıdır. Örneğin sermaye artırımı hazırlanırken yeni tutarın avukat bulundurma eşiğine etkisi de kontrol edilir. Avukatlık sözleşmesi sona ererken ise hizmet ilişkisinin devamını sağlayacak düzenin ne zaman başlayacağı belirlenir.
Şirketin hukuki danışmanlık ilişkisinde, avukatın müvekkilinin şirket tüzel kişiliği olduğu da açık tutulmalıdır. Ortaklar arasında çatışma çıktığında şirketin hukuki menfaati ile belirli bir ortağın kişisel menfaati aynı olmayabilir. Sürekli hizmet sözleşmesi, karşılıklı menfaatleri çatışan bütün tarafların tek avukat tarafından temsil edilebileceği anlamına gelmez.
Sık sorulan sorular
Esas sermayesi tam 1.250.000 TL olan anonim şirket kapsamda mı?
Evet. Kanun beş katı veya daha fazla sermayeyi esas alır. Güncel asgari sermaye üzerinden tam 1.250.000 TL’ye ulaşan anonim şirket de kapsamdadır. Sermaye tutarı ve ilgili dönem sicil kayıtlarıyla doğrulanmalıdır.
Limited şirketin sermayesi 5 milyon TL ise avukat zorunlu mu?
Avukatlık Kanunu 35/3 bakımından limited şirketler bu genel yükümlülükte sayılmamıştır. Yüksek sermaye tek başına şirketi anonim şirketler için getirilen kurala tabi kılmaz. Özel mevzuat ve gerçek hukuki hizmet ihtiyacı ayrı değerlendirilir.
Şirketin davası yoksa yine avukat bulundurması gerekir mi?
Kapsam şartlarını sağlayan şirket için yükümlülük, yalnızca dava bulunmasına bağlanmamıştır. Sürekli hukuki hizmet dava dışındaki işleri de içerebilir. “Hiç dava açılmadı” açıklaması tek başına muafiyet gerekçesi değildir.
Şirket içinde çalışan avukat için hangi belgeler gerekir?
Avukatın mesleki sıfatı, gerçek çalışma ve hizmet ilişkisi ile dönemleri gösteren belgeler incelenir. Yönetmelikte bordro düzeni bulunur; İstanbul Barosu uygulama yazısı da sigortalı avukat için bordroları belirtir. Gelen baro yazısının istediği belgeler ayrıca kontrol edilmelidir.
Bir avukatla bugün anlaşmak eski aylardaki ceza riskini siler mi?
Yeni sözleşme geçmişteki bütün ayları kendiliğinden karşılamaz. Geçmiş dönem yükümlülüğü, o dönemde mevcut hizmet ilişkisi ve belgeleri üzerinden incelenir. Ceza kararı varsa kararın kapsamı, tebliği ve itiraz koşulları ayrıca değerlendirilir.
Kaynaklar ve güncellik
Kaynak kontrol tarihi: 5 Ekim 2026. Açıklamalar Türkiye’de şirketlerin Avukatlık Kanunu 35/3 kapsamındaki yükümlülüğüne ilişkindir. Şirketin türü, sermaye sistemi, hizmet ilişkisinin niteliği ve olayın tarihleri somut incelemeyi değiştirebilir.
- 1136 sayılı Avukatlık Kanunu, TBB mevzuat metni: m. 35/3, kapsam ve idari para cezası.
- Ticaret Bakanlığı, şirketlere ilişkin sık sorulan sorular: TTK 332 ve 7887 sayılı Karar sonrası asgari sermaye tutarları.
- İzmir Barosu, 19 Ağustos 2026 tarihli yükümlülük duyurusu: beş kat sermaye, yapı kooperatifi, belge talebi ve aylık yaptırım.
- TBB Avukatlık Kanunu Yönetmeliği: m. 73/A–73/D, sözleşme ve belge düzeni.
- İstanbul Barosu, 23 Eylül 2017 tarihli uygulama yazısı: sözleşmeli ve sigortalı avukat için belge ayrımı; yazıdaki eski ücret tutarları güncel hesapta kullanılmamıştır.
- 4 Kasım 2025 tarihli Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi ve TBB tarife duyurusu.
- 28 Mart 2026 tarife değişikliği hakkında İstanbul Barosu açıklaması.

Bir yanıt yazın