Ticari fatura ödenmezse önce sözleşme, teslim veya hizmetin yapıldığını gösteren belgeler, vade ve kalan borç birlikte kontrol edilir. Alacağın niteliğine göre ödeme talebi, genel haciz yoluyla ilamsız icra takibi veya dava değerlendirilebilir. Fatura düzenlemek tek başına paranın tahsilini sağlamaz; icra takibine itiraz edilirse uygun belge ve usulle itirazın giderilmesi gerekir. Ticari nitelikteki para alacağı ve itirazın iptali davalarında dava şartı arabuluculuk da dikkate alınır.
Şirket için sorun yalnızca müşterinin ödeme yapmaması değildir. Muhasebe kaydıyla satış ekibinin açıklaması aynı borcu gösteriyor mu? Ürünlerin tamamı teslim edildi mi? Hizmetin kabulü bir koşula bağlandı mı? Müşteri ayıp, eksik iş, ödeme veya takas iddiasında bulunuyor mu? Bu sorular cevaplanmadan gönderilen bir ödeme talebi, uyuşmazlığın gerçek kapsamını göstermeyebilir. Aşağıdaki rehber Türkiye’deki ticari işlemler için genel çerçeveyi açıklar; somut dosyada sözleşme ve tebligatlar ayrıca incelenir.
Ödenmeyen faturada ilk kontrol: Borç gerçekten ne kadar?
Başlangıçta faturanın toplamıyla talep edilecek alacağı ayırmak gerekir. Fatura tutarı, sonradan yapılan ödeme, iade, iskonto ve mahsup nedeniyle değişmiş olabilir. Birden fazla faturanın bulunduğu ilişkide tek bir banka transferinin hangi borcu karşıladığı da açıklığa kavuşturulmalıdır. Muhasebe programında görünen toplam bakiye, kalemlerin hukuki dayanağının incelenmesinin yerine geçmez.
Örneğin şirket müşterisine farklı tarihlerde üç sevkiyat yapmış, iki ödeme almış ve bir grup ürünün iadesini kabul etmiş olabilir. Yalnızca üç faturayı toplamak doğru alacak hesabını vermeyebilir. Her sevkiyatın teslim kaydı, ödemenin açıklaması, kabul edilen iade ve düzenlenen düzeltme belgeleri eşleştirilmelidir. Hesap tablosunun bir satırında faturayı, diğer sütunlarında ödeme, iade ve kalan tutarı göstermek incelemeyi kolaylaştırır.
Borçlunun kimliği de bu aşamada kontrol edilir. Aynı gruptaki şirketler, aynı markayı kullansalar bile farklı tüzel kişiler olabilir. Siparişi veren, teslimi alan ve faturada yazan şirketlerin neden farklı olduğu anlaşılmalıdır. Müşteriyle görüşen kişinin ortak veya yönetici olması, borcun kişisel olarak ondan istenebileceği anlamına gelmez. Kişisel teminat varsa onun belgesi ve geçerlilik koşulları ayrı değerlendirilir.
Fatura tek başına alacağı ve teslimi ispatlar mı?
Fatura önemli bir ticari belgedir; ancak her uyuşmazlıkta sözleşmenin kurulduğunu, malın teslim edildiğini ve bedelin tamamen ödenmediğini tek başına kesin olarak gösterdiği söylenemez. Faturanın hangi ilişkiye dayanılarak düzenlendiği, karşı tarafa ulaşıp ulaşmadığı ve diğer belgelerle uyumu önemlidir. Özellikle karşı taraf işlem ilişkisini veya teslimi inkâr ediyorsa değerlendirme yalnız faturanın görüntüsüne indirgenmemelidir.
Mal satışında sipariş, kabul edilen teklif, sevk irsaliyesi, taşıma kaydı ve teslim belgesi birlikte görülür. Belgede kimin imzasının bulunduğu, hangi miktarın alındığı ve teslim sırasında çekince yazılıp yazılmadığı araştırılır. Bir kargo gönderisinin teslim edilmesi, gönderinin içeriği ve sözleşmeye uygunluğu konusunda bütün soruları kendiliğinden cevaplamaz. Teslim zincirinin faturadaki ürünlere bağlanması gerekir.
Hizmet işlerinde ise fiziksel teslim belgesi her zaman bulunmaz. Proje dosyaları, çalışma raporları, onay e-postaları, toplantı kayıtları, tamamlanan iş listeleri ve kabul tutanakları önem kazanabilir. Yazılım veya danışmanlık gibi işlerde faturanın hangi dönemi ve hangi aşamayı kapsadığı açıklanmalıdır. Hizmetin ücretlendirilmesi zaman esaslı mı, teslim esaslı mı, belirli sonucun kabulüne mi bağlı? Belge toplama bu soruya göre yapılır.
Şirketin ticari defterleri de usul kurallarının öngördüğü koşullarla değerlendirilir. Muhasebede kayıt bulunması tek başına her durumda kesin delil sayılmaz. Kayıtların dayanak belgeleri, tutulma düzeni ve karşı taraf kayıtlarıyla ilişkisi ayrıca önem taşır. Defter incelemesi gereken dosyada yalnız ekran çıktısının paylaşılması yerine ilgili dönem ve belgelerin düzenli hazırlanması daha yararlıdır.

Faturaya sekiz gün içinde itiraz edilmemesi ne anlama gelir?
Türk Ticaret Kanunu’nun 21/2. maddesi, faturayı alan kişinin aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde içeriğine itiraz etmemesi hâlinde bu içeriği kabul etmiş sayılmasını düzenler. Başlangıç noktası faturanın düzenlenme tarihi değil, alınmasıdır. Bu nedenle ulaşma kaydının korunması önemlidir. Elektronik belgede gönderim ve alım bilgileri dosyanın diğer kayıtlarıyla birlikte değerlendirilir.
Bu düzenleme, faturayı düzenleyen herkesin karşı tarafta kesin bir borç oluşturabildiği anlamına gelmez. Önce faturanın dayandığı işlem ilişkisinin ve kuralın uygulanma koşullarının incelenmesi gerekir. Sırf sekiz gün boyunca cevap verilmedi diye hiç yapılmamış bir hizmetin ifa edildiği, teslim edilmemiş malın teslim edildiği veya daha önce kararlaştırılmayan bütün sözleşme koşullarının geçerli olduğu varsayılmamalıdır.
Özellikle faturaya sonradan eklenen vade farkı, ceza veya farklı ödeme koşullarında dayanak araştırılır. Tarafların neyi kabul ettiği sözleşme, önceki uygulama ve ilgili mevzuat üzerinden değerlendirilir. Faturadaki her satır için aynı sonuç kurulması doğru değildir. Ödeme talebi hazırlanırken faturanın olağan işlem bilgileriyle tartışmalı ek koşullar ayrılmalıdır.
Faturayı alan şirket de itirazını somutlaştırmalıdır. Tutar mı hatalı, ürün miktarı mı farklı, iş mi yapılmadı, yoksa borç zaten ödendi mi? İlgili fatura numarası ve tarihinin gösterilmesi, açıklamanın belgelerle desteklenmesi ve bildirimin ulaştığını gösteren kaydın saklanması önemlidir. Fatura içeriğine itiraz ile daha sonra gönderilecek icra ödeme emrine itiraz aynı işlem değildir; biri diğerinin yerine geçmez.
E-fatura ve e-arşiv faturada hangi kayıtlar korunmalı?
Belgenin elektronik olması, sözleşme ve teslim incelemesini gereksiz kılmaz. Fatura numarası, elektronik belge kimliği, düzenlenme zamanı, karşı tarafa iletim kayıtları ve varsa cevap veya itiraz kayıtları korunmalıdır. PDF görüntüsüyle birlikte belgenin ilgili elektronik kayıtlarının saklanması, olayın hangi tarihte ve hangi içerikle gerçekleştiğinin görülmesini kolaylaştırır.
GİB uygulamalarındaki iptal, itiraz veya bildirim işlemleri ile özel hukuk bakımından borca, sözleşmeye veya faturaya yöneltilen itirazın etkisi ayrı değerlendirilir. Bir portal işleminin yapılmış olması bütün hukuki bildirimlerin usulüne uygun tamamlandığı anlamına gelmez. Tersine teknik bir ekranın kapanması da bütün hukuki yolların sona erdiğini göstermeyebilir. Bu yazı, belge türüne ve uygulamaya göre değişen portal adımlarını tarif etmez.
Ödeme istemek için noter ihtarı şart mı?
Her fatura alacağında, her hukuki yoldan önce zorunlu olarak noter ihtarı gönderileceği söylenemez. Bununla birlikte ödeme vadesinin, temerrüdün ve kullanılacak hakların belirlenmesinde bildirim gerekli veya yararlı olabilir. Sözleşmedeki ödeme takvimi, kabul koşulları ve özel hükümler birlikte okunmalıdır. Ödeme istenmesiyle sözleşmenin feshedilmesi farklı hukuki işlemlerdir.
Tacirler arasında temerrüde düşürme, fesih ve dönmeye ilişkin bildirimlerde Türk Ticaret Kanunu’nun 18/3. maddesindeki yollar dikkate alınır. Kanun noter, taahhütlü mektup, telgraf ve güvenli elektronik imzayla kayıtlı elektronik posta sistemini düzenler. Sıradan e-postanın her durumda bu işlemler bakımından yeterli olacağı varsayılmamalıdır. İhtarda kullanılacak yol, bildirimin amacı ve somut dosyaya göre belirlenir.
Ödeme talebinde faturalar, dayanak işlem, kalan ana para, varsa faiz talebinin dayanağı ve ödeme bilgileri açık olmalıdır. Belirsiz biçimde “cari hesabınızı kapatın” demek yerine hangi kalemlerin istendiğinin gösterilmesi yararlıdır. Müşteriye verilen yeni ödeme tarihi veya kabul edilen indirim, önceki talep üzerinde hukuki sonuç doğurabileceğinden gelişigüzel yazılmamalıdır. Ödeme görüşmeleri devam ederken dosya ve süre takibi de sürdürülmelidir.
Faturayla ilamsız icra takibi yapılabilir mi?
Para alacağında koşullarına göre genel haciz yoluyla ilamsız icra takibi değerlendirilebilir. Bu yola başvurmak için önce mutlaka alacak davası kazanılması gerektiği söylenemez. Ancak takip başlatılabilmesi ile alacağın yargılama sırasında ispatlanması ayrı konulardır. Borçlunun itirazı üzerine alacağın dayanağı ve seçilecek itirazı giderme yolu önem kazanır.
Takip talebinden önce doğru borçlu, alacak tutarı, muacceliyet, faiz ve yetki incelenir. Fatura tarihi otomatik olarak her dosyada faiz başlangıcı değildir. Belirli vade, temerrüt bildirimi veya ticari mal ve hizmet tedarikine ilişkin özel hükümler etkili olabilir. Geçerli sözleşmesel oran, ilgili dönem ve yasal dayanak görülmeden tek bir faiz yüzdesi kullanılmamalıdır.
Genel haciz yoluyla ilamsız takipte borçlu, ödeme emrinin tebliğinden itibaren kural olarak yedi gün içinde icra dairesine itiraz eder. Süresinde yapılan itiraz, itiraz edilen kısım bakımından takibi durdurur. Bu süre faturaya ilişkin sekiz günlük süreyle karıştırılmamalıdır. İtirazın muhatabı ve yapılacağı yer de farklıdır. Borçlu yalnız alacaklıya mesaj göndererek icra itirazını yaptığını varsaymamalıdır.
Şirketler ödeme emirlerini muhasebeye bırakıp bekletmemelidir. Tebligatın türü, tarihi ve kaydı hemen hukuki incelemeye iletilmelidir. Elektronik tebligatta bildirim mesajının görüldüğü günle kanunen tebliğ edilmiş sayılan tarih aynı olmayabilir. Süre hesabı, belgenin kendisi ve tebligat kayıtları üzerinden yapılır; bu rehber somut bir son gün hesabı içermez.
Borçlu itiraz ederse şirket hangi yola başvurur?
İtirazın iptali davası ve itirazın kaldırılması talebi birbirinin farklı adları değildir. İncelemeyi yapan merci, kullanılabilecek belgeler ve süre düzeni farklıdır. Bir faturanın varlığı, icra mahkemesinde itirazın kaldırılması için gereken özel belge koşullarını kendiliğinden karşılamaz. Uygun yol, borçlunun itirazı ve dosyanın dayanakları görülerek belirlenir.
| Yol | Genel çerçeve | Süre bakımından temel kontrol |
|---|---|---|
| İtirazın iptali | Alacağın varlığı genel hükümlere göre görevli mahkemede incelenir; ticari para alacağı niteliği varsa dava şartı arabuluculuk değerlendirilir. | İİK 67 uyarınca itirazın alacaklıya tebliğinden itibaren bir yıl. |
| İtirazın kaldırılması | İcra mahkemesinde, İİK 68 ve ilgili hükümler kapsamındaki belge ve usul koşullarıyla değerlendirilir. | İİK 68 kapsamında itirazın tebliğinden itibaren altı ay. |
Tablodaki süreler olağan çerçeveyi gösterir. İhtiyati haczin tamamlanması gibi özel süreçlerde daha kısa süreler gündeme gelebilir. Arabuluculuğun süreler üzerindeki etkisi de ilgili hükümlerle hesaplanır. “Bir yıl var” düşüncesiyle takip dosyasını bekletmek doğru değildir; hangi tebligatın yapıldığı ve hangi başvuru yolunun düşünüldüğü başlangıçta kayda alınmalıdır.
İtirazın iptali için öngörülen sürenin kaçırılması, her durumda temel alacağın kendiliğinden ortadan kalktığı anlamına gelmez. Genel hükümler çerçevesinde alacak davası olanağı ve zamanaşımı ayrıca incelenir. Ancak kaçırılan usul imkânının sonuçları bu nedenle önemsiz olmaz. Yeni davanın kapsamı, mevcut takip ve tazminat talepleri üzerindeki etkiler ayrı değerlendirme gerektirir.
Şirket alacağında arabuluculuk ne zaman gerekir?
Türk Ticaret Kanunu’nun 5/A maddesi, ticari davalardan konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmasını dava şartı olarak düzenler. Ödenmeyen ticari faturaya dayalı talep bu çerçevede incelenir. Fakat şirketin taraf olduğu her uyuşmazlık kendiliğinden ticari dava değildir.
İcra takibinin başlatılmasıyla alacak veya itirazın iptali davası açılması aynı aşama değildir. Dava öncesi arabuluculuk düzeni, tek başına her ilamsız takipten önce arabuluculuk yapılacağı sonucunu doğurmaz. Talebin hukuki niteliği, tarafların sıfatı ve özel düzenlemeler kontrol edilir. İcra mahkemesine yapılacak farklı başvurularda da alacak davasının usulü doğrudan kopyalanmamalıdır.
Görüşmeye yalnız toplam tutarla gitmek yerine borç dökümü ve anlaşmazlık başlıkları hazırlanmalıdır. Borçlu asıl tutarı kabul edip faiz üzerinde tartışıyor olabilir; belirli faturaları kabul ederken bir teslimi reddedebilir. Şirketin tek ödeme, taksit, teminat veya sınırlı indirim seçenekleri önceden değerlendirilir. Bu seçenekler, görüşmede mutlaka anlaşma sağlanacağı anlamına gelmez.
Bir anlaşma yapılacaksa hangi faturaların kapandığı, faizin ve giderlerin durumu, ödeme tarihleri ve gecikmenin sonuçları açık olmalıdır. Mevcut icra dosyası varsa bunun nasıl ele alınacağı da metne bağlanır. Şirket adına anlaşmayı kabul edecek kişinin temsil yetkisi ve vekilin gereken yetkileri kontrol edilir. Görüşmede verilen söz ile imzalanan metnin farklı olması yeni bir ihtilaf yaratabilir.
Cari hesap dökümü ve mutabakat nasıl değerlendirilir?
Muhasebede müşterinin hesabına “cari hesap” denilmesi, Türk Ticaret Kanunu anlamında cari hesap sözleşmesi bulunduğunu tek başına göstermez. TTK 89’daki sözleşme, tarafların alacakları ayrı ayrı istemek yerine hesap kesiminden çıkacak bakiyeyi istemelerine ilişkin özel bir düzendir ve yazılı şekle bağlıdır. Olağan açık hesap takibiyle bu sözleşmenin koşulları karıştırılmamalıdır.
Mutabakat belgesinde dönem, tutar, para birimi ve kapsanan kalemler görülmelidir. Belgeyi imzalayan kişinin sıfatı ve yetkisi, çekince bulunup bulunmadığı ve sonraki ödemeler önemlidir. Müşterinin muhasebe çalışanından gelen bir yanıtın bütün borç ve savunmaları kesin olarak çözdüğü varsayılmamalıdır. Mutabakat, sözleşme ve teslim belgeleriyle birlikte değerlendirilir.
Zamanaşımı, masraf ve tahsil olanağı birlikte nasıl incelenir?
Her fatura için otomatik olarak aynı zamanaşımı süresi uygulanmaz. Fatura bir belgedir; süreyi belirlerken alacağın hangi sözleşme veya hukuki ilişkiden doğduğu araştırılır. Türk Borçlar Kanunu’nun genel ve özel zamanaşımı hükümleri yanında başka kanunlardaki özel düzenlemeler de etkili olabilir. Başlangıç, durma ve kesilme nedenleri somut işlem tarihleriyle değerlendirilir.
Tahsil hazırlığında masraflar ve borçlunun durumu da konuşulmalıdır. Harçlar, tebligat, bilirkişi, takip giderleri ve temsil ücreti işin aşamasına göre değişir. Haklı olmak, bütün masrafların peşinen karşı taraftan alınacağı veya borçlunun ödeme gücünün bulunacağı anlamına gelmez. Mahkeme kararı alınması ile fiilen tahsilat yapılması birbirini izleyen fakat ayrı değerlendirmeler gerektiren aşamalardır.
Bu nedenle büyük tutarlı bir alacakta şirketin karar dosyası yalnız “dava açalım mı?” sorusunu içermemelidir. Delillerin durumu, borçlunun açık itirazları, vade ve süreler, ticari ilişkinin devamı ve varsa ödeme teklifleri birlikte değerlendirilir. Borçlunun mal kaçırdığı düşünüldüğünde ise bu iddiayı destekleyen somut bilgiler ve uygulanabilecek koruma yollarının koşulları incelenir; şüphe tek başına her koruma kararını sağlamaz.
İlk hukuki inceleme için hazırlanacak dosya
- Sözleşme, kabul edilen teklif, sipariş ve tüm ekler.
- Faturalar ile gönderim ve alım kayıtları.
- Mal teslim veya hizmet ifa ve kabul belgeleri.
- Banka hareketleri, ödeme açıklamaları, iadeler ve düzeltmeler.
- Kalem bazında kalan borç hesabı ve varsa mutabakatlar.
- Müşterinin itirazları, ihtarlar ve tam yazışma zincirleri.
- Varsa icra ödeme emri, itiraz dilekçesi, dosya numarası ve tebligat kayıtları.
- Şirketin ve temsilcinin güncel yetki belgeleri.
Belgeler tarih sırasına konulup her faturanın hangi teslim veya hizmete ait olduğu gösterilebilir. Sonradan oluşturulmuş açıklamalarla işlem sırasında oluşmuş belgeler ayrılmalıdır. Yazışmaların yalnız uygun görünen bölümlerini seçmek yerine ilgili bağlam korunmalıdır. İncelemeye ticari sırlar ve kişisel veriler bakımından yalnız gerekli belgeler iletilir.
Şirketin düzenli sözleşme, teslim ve tahsilat akışı kurması, yeni ihtilaflarda belge eksikliğini azaltabilir. Bu çalışma kapsamı hakkında şirket avukatlığı ve hukuki danışmanlık rehberi incelenebilir. Somut alacak değerlendirmesi için fatura toplamının yanında kalan borcu, olay tarihlerini ve varsa tebligatları hazırlamak yararlıdır.
Sık sorulan sorular
Fatura kesildi ama müşteri ödeme yapmadı; hemen icraya verebilir miyim?
Alacağın muacceliyeti, tutarı, borçlu ve yetki kontrol edilerek genel haciz yoluyla ilamsız takip değerlendirilebilir. Takip başlatılması, itiraz hâlinde faturanın tek başına davayı kazandıracağı anlamına gelmez. Sözleşme ve teslim belgeleri önceden hazırlanmalıdır.
Faturaya sekiz gün içinde itiraz gelmediyse dava kesin kazanılır mı?
Hayır. TTK 21/2 fatura içeriğine ilişkin bir kabul düzenler; işlem ilişkisinin varlığı ve ifa gibi diğer uyuşmazlıkları her durumda otomatik çözmez. Somut olay, faturanın ulaşması ve diğer deliller birlikte değerlendirilir.
Müşteri faturaya itiraz ettiyse şirket alacağı biter mi?
İtiraz tek başına alacağı ortadan kaldırmaz. İtirazın nedeni, sözleşme, teslim, ödeme ve hesap belgeleriyle incelenir. İcra ödeme emrine süresinde itiraz varsa takibin devamı için uygun hukuki yol ayrıca değerlendirilir.
Fatura borcu için şirket ortağının kişisel hesabına haciz konulabilir mi?
Ortak olmak tek başına şirketin bu özel hukuk borcundan kişisel sorumluluk doğurmaz. Kişisel teminat veya başka sorumluluk dayanağı varsa onun koşulları ayrıca incelenir. Şirkete karşı alacak ile ortağa yöneltilecek talep birbirinden ayrılmalıdır.
İtirazın iptali davasıyla itirazın kaldırılması aynı işlem mi?
Hayır. İtirazın iptali görevli mahkemede genel hükümlerle; itirazın kaldırılması icra mahkemesinde özel belge ve usul koşullarıyla değerlendirilir. Olağan süreler de farklıdır: İİK 67’de bir yıl, İİK 68 kapsamında altı ay öngörülür; başlangıç ve özel süreçler dosyadan kontrol edilir.
Şirketinizin hukuki sürecini değerlendirmek için iletişim
Şirketinize ilişkin hukuki danışmanlık talebinizi WhatsApp üzerinden Azim Hukuk’a iletebilirsiniz.
Kaynaklar ve mevzuat kontrolü
Kaynak kontrol tarihi: 5 Ekim 2026. Metin genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut dosyada işlem tarihi, tebligat ve özel düzenlemeler ayrıca değerlendirilir.
- Ticaret Bakanlığı, Türk Ticaret Kanunu derlemesi: m.4, 5/A, 18, 21 ve 89.
- Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Türk Borçlar Kanunu: temerrüt ve zamanaşımı çerçevesi.
- Adalet Bakanlığı UYAP, İİK 62 ve 66 hükümlerini açıklayan içtihat metni: genel haciz yolunda itiraz ve takibin durması.
- Adalet Bakanlığı UYAP, İİK 67 bakımından süre değerlendirmesi.
- Adalet Bakanlığı UYAP, İİK 68 kapsamında altı aylık süre değerlendirmesi.
- Adalet Bakanlığı UYAP, ihtiyati hacizde tamamlayıcı başvuru süreleri değerlendirmesi: olağan takip süreleriyle özel sürecin ayrımı.

Bir yanıt yazın