Tahliye Taahhütnamesindeki İmza Bana Ait Değil: İtirazı Nereye Yapmalıyım?

·

·

Tahliye taahhütnamesindeki imza size ait değilse, itirazın yeri elinize gelen evraka göre değişir. Taahhüde dayalı ilamsız takipte gönderilen tahliye emrine itiraz, tebliğden itibaren yedi gün içinde icra dairesine yapılır. Tahliye davası açılmışsa imza inkârı mahkeme dosyasında ileri sürülür. Savcılığa şikâyet veya ev sahibine mesaj göndermek, takipteki itirazın yerine geçmez.

İlk iş: Tahliye emri mi, dava dilekçesi mi geldi?

İmzanın size ait olmadığını düşünüyorsanız önce belgenin kaynağını belirleyin. Ev sahibinin gönderdiği taahhüt fotokopisi, noter ihtarnamesi, icra dairesinin tahliye emri ve sulh hukuk mahkemesinin dava dilekçesi aynı işlem değildir. Her birinin karşısında yapılacak başvuru ve izlenecek takvim farklı olabilir. Birinde kullanılan dilekçeyi başka dosyaya göndererek bütün sürelerin korunduğu varsayılmamalıdır.

Tahliye emrinde icra dairesinin adı ve esas numarası bulunur. Dava dilekçesiyle birlikte gelen evrakta ise mahkemenin adı, dava esas numarası ve cevapla ilgili açıklamalar yer alır. Bazı dosyalarda icra mahkemesinden itirazın kaldırılması talebi de tebliğ edilebilir. Bu durumda daha önce icra dairesine yapılan itirazla, mahkemede o talebe karşı sunulacak açıklamalar birbirinden ayrılmalıdır.

Belgeyi almak istememek veya zarfı açmamak süreyi güvenle durdurmaz. Tebligatın usulüne uygun olup olmadığı, tebliğ tarihi ve elektronik tebligatın hukuken yapılmış sayıldığı tarih dosya üzerinden incelenir. Usulsüzlük düşünülüyorsa bunun için de ayrıca doğru başvuru ve öğrenme tarihi değerlendirmesi gerekir. “Ben zarfı geç gördüm” cümlesi tek başına bütün sonuçları kaldırmaz.

Evraka göre başvuru ve kontrol tablosu

Elinizdeki evrak İlk kontrol İmza iddiasının iletileceği yer Önemli ayrım
Ev sahibinin mesajla gönderdiği taahhüt Resmî takip veya dava var mı? Mevcut dosya varsa ilgili dosya; yoksa belgeyi koruyup hukuki durum değerlendirilir. Mesaja cevap, sonradan tebliğ edilecek tahliye emrine itiraz değildir.
Taahhüde dayalı ilamsız tahliye emri İcra dairesi, esas numarası ve tebliğ tarihi Takibin yürüdüğü icra dairesi İİK 274 uyarınca tebliğden itibaren yedi günlük itiraz süresi vardır.
Sulh hukuk mahkemesinden tahliye davası Dava dilekçesi, tebliğ kaydı ve cevap ihtarı Davaya bakan mahkeme İcra dosyasına önceden itiraz edilmiş olması dava cevabını gereksiz kılmaz.
İcra mahkemesinde itirazın kaldırılması talebi Dayanak belgenin niteliği ve önceki itiraz Talebi inceleyen icra mahkemesi Adi belge ile noter işlemi bakımından inceleme koşulları farklıdır.
İmza veya düzenleme işlemi noterlikçe onaylı belge Noterin tam olarak hangi işlemi yaptığı Takipte ilgili başvuru; resmî senede yönelik sahtelik için ayrıca uygun dava yolu Sıradan imza inkârının her resmî belgeyi kendiliğinden etkisiz bırakacağı söylenemez.

Tablo, farklı yollarda birbiri yerine geçmeyen işlemleri ayırır. Özellikle kira ödenmemesi nedeniyle gönderilen ödeme emriyle taahhüde dayalı tahliye emrini karıştırmayın. Bir dosyada hem kira alacağı hem tahliye talepleri bulunması veya önceden bir karar verilmiş olması, uygulanacak kuralları değiştirebilir. Evrakın yalnızca üst başlığına değil, dayanak ve taleplerine de bakılmalıdır.

İcra takibinde yedi günlük itiraz nasıl yapılır?

İİK 274, tahliye emrine itiraz etmek isteyen kiracının itirazını tebliğden itibaren yedi gün içinde dilekçeyle veya sözlü olarak icra dairesine bildirmesini düzenler. Sözlü başvuruda beyanın usulüne uygun tutanağa geçirilmesi gerekir. İtirazın dosyaya işlendiğini gösteren kayıt veya dilekçe nüshası saklanmalıdır. Sadece danışmaya durumu anlatmak, kayıtlı başvuruyla aynı değildir.

İmza inkârı açıkça ifade edilmelidir. Gerçeğe uygunsa, örneğin “Takibe dayanak olarak sunulan, şu tarihli tahliye taahhütnamesinde adıma atılı imza bana ait değildir; bu imzayı açıkça inkâr ediyorum ve tahliye emrine itiraz ediyorum” biçiminde belgenin tanımlanması mümkündür. Adres, dosya numarası ve hangi evraka itiraz edildiği anlaşılır olmalıdır. Bu cümle, diğer itirazların değerlendirilmesini gereksiz kılan eksiksiz bir dilekçe değildir.

“Evden çıkmak istemiyorum” veya “Bu takip haksız” gibi genel sözlerle yetinmek yerine gerçek uyuşmazlığı belirtmek önemlidir. İmza, düzenleme tarihi, sonradan doldurma, temsil yetkisi ve taahhüdün verildiği koşullar farklı iddialardır. Takibin türüne göre itiraz sebepleriyle bağlılık ve sonradan ileri sürme sorunları doğabileceğinden, gerçekte mevcut savunmalar başlangıçta değerlendirilmelidir.

Usulüne ve süresine uygun itiraz, bu ilamsız tahliye takibini durdurur. Ancak bu sonuç, kiraya verenin artık hiçbir yola başvuramayacağı anlamına gelmez. Belgenin niteliğine göre itirazın kaldırılması veya genel mahkemede talepte bulunulması gündeme gelebilir. Duran dosyanın sonraki tebligatlarını izlemek gerekir.

Adi yazılı taahhüt ile noter belgesi neden farklıdır?

Tahliye taahhüdünün geçerliliği için her durumda noterlik işlemi zorunlu değildir. TBK 352 kapsamında kiralananın tesliminden sonra, belirli tarihte boşaltmaya yönelik yazılı taahhüt önem taşır. Buna karşılık belgenin icra mahkemesinde hangi yöntemle kullanılabileceği, ispat gücü ve imza inkârının nasıl ele alınacağı ayrıca değerlendirilir. “Noterden değilse belge geçersizdir” sonucu doğru değildir.

İİK 275, itirazın kaldırılmasında noterlikçe düzenlenmiş, tarih ve imzası tasdik edilmiş veya ikrar edilmiş belge niteliğini esas alan özel bir düzenleme içerir. Adi yazılı taahhüdün imzası açıkça inkâr edilmişse, kiraya verenin icra mahkemesinde yalnızca imza incelemesi yaptırıp her durumda tahliye kararı alabileceği söylenemez. Sınırlı inceleme yetkisi ve kanundaki belge koşulları önemlidir; genel mahkemede inceleme yolu ayrıca gündeme gelebilir.

Belgenin üzerinde noter kaşesi görülmesi de tek başına yeterli ayrım değildir. İşlem, imzanın onaylanması mı, düzenleme şeklinde taahhüt mü, yalnızca bir suretin onayı mı, yoksa ev sahibinin ihtarnamesine eklenmiş fotokopi mi? Noter ihtarnamesinin ekinde adi belge gönderilmiş olması, o belgedeki kiracı imzasının noter tarafından onaylandığını kendiliğinden göstermez.

Resmî senetteki yazı veya imzanın inkârında HMK 208/4 ve 209/2 farklı bir düzen kurar. İlgili evraka resmiyet kazandıran kişinin de taraf gösterilmesini gerektiren ayrı dava ve resmî senedin sahteliğinin mahkeme kararıyla belirlenmesi hükümleri söz konusu olabilir. Bu nedenle noterlik işlemi bulunan dosyada sıradan bir itiraz cümlesinin bütün etkileri ortadan kaldırdığı varsayılmamalı; işlemin türü ve gerekli başvuru birlikte incelenmelidir.

Doğrudan tahliye davası açıldıysa imza nasıl reddedilir?

Kiraya veren icra takibi yerine veya takipten sonra genel mahkemede dava açmış olabilir. Kira ilişkisinden doğan tahliye davalarında görev ve usul, icra mahkemesindeki sınırlı başvurudan farklıdır. Dava dilekçesi tebliğ edilmişse, imzanın size ait olmadığı savunması o mahkeme dosyasına sunulur. İcra dairesine verilen önceki itiraz belgesi de delil olarak gösterilebilir.

Sulh hukuk mahkemesinde basit yargılama usulünde cevap süresi, HMK 317 uyarınca dava dilekçesinin tebliğinden itibaren iki haftadır. Cevabın hazırlanması çok zor veya imkânsızsa, ilk süre içinde başvurulması koşuluyla mahkeme bir defalık ve iki haftayı geçmeyen ek süre verebilir. İcra takibindeki yedi gün ile davadaki iki hafta birbirinin yerine kullanılmaz.

HMK 208, tarafın kendisine ait olduğu ileri sürülen belgedeki yazı veya imzayı inkârına ilişkin hükümleri düzenler. Adi senetteki imza inkârı ile resmî senetteki inkârın sonuçları aynı değildir. Ayrıca HMK’nın senedin delil olarak kullanılmasına ilişkin kuralları, her icra takibinin ayrı bir mahkeme başvurusu gerekmeksizin otomatik iptal olacağı şeklinde okunmamalıdır. İcra hukukundaki özel hükümlerle birlikte değerlendirme gerekir.

Genel çerçeve için tahliye taahhütnamesi hakkındaki yazı incelenebilir. Buradaki özel mesele ise taahhüdün tanımı değil, belgenin size aidiyetinin hangi dosyada ve hangi usulle tartışılacağıdır. Yazılı savunmanın yanında mahkemenin verdiği belge sunma ve hazır bulunma ara kararları da takip edilmelidir.

İmza incelemesinde hangi belgeler önemlidir?

İmza uyuşmazlığı yalnızca iki görüntüye bakıp benzerlik yorumu yapmakla çözülmez. İncelemeye elverişli belge aslı, imzanın yer aldığı sayfanın bütünlüğü, karşılaştırma örnekleri ve bunların kişiye aidiyeti önemlidir. Elinizde fotokopi varsa aslı nerede tutuluyor, takip dosyasına ne sunulmuş, mahkeme hangi nüshayı inceleyecek soruları açıklığa kavuşturulmalıdır.

  • Tahliye emri veya dava dilekçesi ile bütün ekleri ve tebligat kayıtları.
  • Taahhütnamenin tam görüntüsü; varsa aslına ilişkin dosya bilgileri.
  • Kira sözleşmesi, teslim belgeleri ve taahhüdün gönderilmesine ilişkin yazışmalar.
  • İlgili döneme yakın, aidiyeti doğrulanabilecek imza örneklerinin bulunduğu banka, noterlik veya resmî işlem bilgileri.
  • Varsa noterlik adı, işlem tarihi, yevmiye numarası ve işlemin tam türü.
  • Önceden yapılan itirazlar, dilekçe kayıtları ve bunlara ilişkin kararlar.
  • Varsa ceza soruşturmasının numarası ve dosyadaki incelemelere ilişkin bilgiler.

Başkasının özel belgelerini izinsiz toplamak veya karşılaştırma örneği oluşturmak için yeni bir belgeyi geçmiş tarihliymiş gibi hazırlamak doğru değildir. Mevcut kayıtların nereden getirilebileceği mahkemeye açıklanabilir. Kendi elinizdeki belge asıllarını tahrip etmeyin; zımba, işaretleme veya tarama gibi işlemlerde asıl belgenin korunmasına dikkat edin.

HMK 211’de hâkimin tarafı dinlemesi, gerektiğinde huzurda yazı ve imza örnekleri alması ve şartları varsa bilirkişi incelemesi yaptırması düzenlenir. İnceleme mutlaka tek bir kurum tarafından yapılır veya her dosyada belirli sürede sonuçlanır denilemez. Uzman raporunun değerlendirmesi ile mahkemenin hukuki kararı da ayrı aşamalardır.

İmza örneği vermeye çağrılırsam duruşmaya gitmeli miyim?

Mahkemenin davetini önemsememek ciddi sonuçlar doğurabilir. HMK 211’de, usulüne uygun isticvap daveti ve ilgili ihtar bulunmasına rağmen belirtilen gün hazır bulunmama hâli için inkâr edilen yazı veya imzanın ikrar edilmiş sayılması düzenlenmiştir. Bu sonuç her sıradan duruşma yokluğunda otomatik oluşur demek değildir; fakat özel ihtar içeren çağrı mutlaka okunmalı ve gerekiyorsa mazeret usulünce sunulmalıdır.

İmza raporu geldiğinde hangi noktalar kontrol edilmeli?

Raporda incelemeye konu belgenin hangi nüsha olduğuna, karşılaştırma örneklerinin nereden alındığına ve örneklerin size aidiyetinin nasıl belirlendiğine bakın. Başka bir kişiye ait belge veya farklı sayfa üzerinden karşılaştırma yapılmışsa, bu somut hata gösterilmelidir. “İmzalar birbirine benzemiyor” biçimindeki kişisel değerlendirme yerine, raporun hangi verisinin yanlış veya hangi sorusunun cevapsız olduğunu açıklamak daha denetlenebilir bir itiraz oluşturur.

Mahkemece alınmış bilirkişi raporuna yönelik HMK 281 kapsamındaki itiraz süresi, raporun tebliğinden itibaren iki haftadır. Bu süre, ilk tahliye emrine itiraz için geçerli yedi günlük süreden farklıdır. Dosyada birden fazla rapor bulunması hâlinde hangisinin hangi amaçla alındığını belirtin. Ceza soruşturmasındaki bir inceleme ile hukuk mahkemesinin görevlendirdiği bilirkişinin raporu, dosyada gelişigüzel aynı belge gibi ele alınmamalıdır. Sonucu beğenmediğiniz için mutlaka yeniden inceleme yapılacağı da söylenemez; eksik veya çelişkinin neden önemli olduğu ortaya konulmalıdır.

İmza bana ait değil ile boş belge imzaladım aynı savunma mı?

Hayır. Birinci iddia imzanın fiziksel olarak size ait olmadığını söyler. İkinci iddiada imza kabul edilir; belgenin içeriğinin ne zaman ve hangi anlaşmaya göre doldurulduğu tartışılır. Tarihin sonradan yazıldığını söylemek de tek başına imzanın sahte olduğunu ileri sürmek değildir. İspat kuralları ve inceleme konusu bu ayrımlara göre değişebilir.

Gerçekte imzaladığınız belge için yalnızca tahliyeyi geciktirmek amacıyla “imza benim değil” denilmesi güvenli bir savunma yöntemi değildir. İnceleme sonucunda imzanın aidiyeti belirlenebilir; haksız veya kötü niyetli iddiaların gider, tazminat ve ilgili diğer hukuki sonuçları gündeme gelebilir. Buna karşılık sadece imzanın size ait çıkması da belgenin bütün geçerlilik tartışmalarını kendiliğinden bitirmez; ileri sürülmüş diğer gerçek iddialar ayrıca incelenir.

Kiralananın tesliminden önce alınmış taahhüt, temsil yetkisi, düzenleme tarihi veya sonradan doldurmanın koşulları hakkında olayın gerçeğine uygun açıklama yapılmalıdır. İnternette görülen standart bir savunmayı dosyayla çelişecek şekilde kullanmak yerine, hangi imzanın kabul edildiği ve hangi içeriğin reddedildiği netleştirilmelidir.

Varsayımsal örnek: Sadece savcılığa şikâyet eden kiracı

Bir kiracıya adi yazılı taahhüde dayalı tahliye emri geldiğini düşünelim. Kiracı imzanın kendisine ait olmadığını söyleyerek ertesi gün savcılığa başvurur, fakat icra dairesine itiraz etmez. Soruşturma numarası almış olması tahliye emrine karşı yedi günlük başvurunun yapıldığı anlamına gelmez. Doğru yaklaşım, takip dosyasındaki süreyi ayrıca koruyup ceza sürecini kendi amacı içinde yürütmektir.

İkinci örnekte kiracıya doğrudan sulh hukuk mahkemesinden dava dilekçesi tebliğ edilmiştir. Kiracı, internetten öğrendiği “yedi günde icraya itiraz” bilgisini uygulayıp ortada ilgili takip yokken bir icra dairesine dilekçe verir. Bu işlem dava dosyasına usulüne uygun cevap sunulduğunu göstermez. Evrakın türü doğru saptansaydı, imza inkârı ve deliller mahkemeye süresinde iletilebilirdi.

Her iki örnek de varsayımsaldır. Süre kaçmış görünüyorsa hiçbir inceleme yapılmadan “artık hiçbir hak kalmadı” veya “şikâyetle her şey geri döner” sonucuna ulaşılmamalıdır. Tebligat, mevcut kararlar ve kullanılabilecek özel başvuru yolları somut dosyada ayrıca değerlendirilir.

Şikâyet, arabuluculuk ve tahliye başvurusu nasıl ayrılır?

Belgede sahtecilik şüphesi ceza soruşturmasını ilgilendirebilir. Ancak savcılığa başvuru, hukuk dosyasındaki cevap süresini veya icra dosyasındaki itiraz süresini kendiliğinden durdurmaz. Soruşturma evrakının ilgili dosyaya bildirilmesi, varsa bekletme veya geçici koruma talepleri ve bunların etkisi ayrı hukuki inceleme gerektirir. Suç duyurusu yapıldığı için kesinlikle tahliye yapılamayacağı söylenemez.

6325 sayılı Kanun’un 18/B maddesi kira uyuşmazlıklarında dava şartı arabuluculuğu düzenlerken, İİK’ya göre ilamsız icra yoluyla tahliyeye ilişkin hükümleri istisna tutar. Doğrudan açılacak tahliye davası ile ilamsız takip aynı değildir. Takip sonrasındaki başvurunun hukuki niteliği de ayrıca belirlenmelidir. Arabuluculuk görüşmesi yapılması, kiracının tahliye emrine karşı süresinde itiraz etme gereğini ortadan kaldırmaz.

TBK 352’de kiraya verenin taahhüt edilen tarihten başlayarak bir ay içinde icraya başvurması veya dava açması kuralı yer alır. Bu, kiracının yedi günlük itiraz süresinden farklıdır. Bildirim, arabuluculuk ve ilgili özel hükümlerin takvime etkisi gerektiğinde ayrı hesaplanır. Ev sahibinin süresini tartışmak, kendi itiraz süresini kaçırmayı güvenli hâle getirmez. Diğer tahliye nedenlerinin genel çerçevesi için kiracının tahliyesi yazısına bakılabilir.

Başvuru öncesi uygulanabilir kontrol adımları

  1. Evrakın tamamını ve tebligat kaydını alın; dosyanın icra takibi mi dava mı olduğunu belirleyin.
  2. Dayanak taahhüdün okunabilir nüshasını inceleyin; hangi imzanın size ait olmadığını somutlaştırın.
  3. Belgenin adi yazılı mı, düzenleme veya imza onayı içeren noterlik işlemi mi olduğunu kontrol edin.
  4. Doğru merciye, doğru dosya numarasıyla, olayın gerçeğine uygun açık beyan sunun.
  5. Dilekçenin kaydını ve eklerinin dosyaya geçtiğini doğrulayarak nüshasını saklayın.
  6. Sonraki tebligatları, imza örneği çağrılarını ve mahkeme ara kararlarını düzenli izleyin.

Bu adımlar imzanın aidiyetini önceden belirlemez. Ama yanlış dosyaya başvurma, belgenin niteliğini karıştırma ve yalnızca karşı tarafa haber vererek resmî işlemin tamamlandığını sanma risklerini azaltır. Uzlaşma ihtimali bulunsa bile resmî süreler, dosyada güvenilir biçimde sonuçlandırılan bir işlem olmadığı sürece ayrıca takip edilmelidir.

Sık sorulan sorular

1. İmzayı reddetmek için doğrudan icra mahkemesine mi başvurmalıyım?

Taahhüde dayalı ilamsız takipte tahliye emrine olağan itiraz icra dairesine yapılır. İcra mahkemesine şikâyet veya başka bir talep farklı bir hukuki yol olabilir. Evrak ve başvuru nedeni belirlenmeden her durumda icra mahkemesine gitmek doğru değildir.

2. Yedi gün tahliye taahhüdündeki tarihten mi başlar?

Hayır. İİK 274’teki itiraz süresi tahliye emrinin tebliğinden başlar. Taahhütteki boşaltma tarihi, ev sahibinin başvuru takvimi bakımından farklı önem taşır. Tebligatın hukuken yapılmış sayıldığı tarih ayrıca kontrol edilmelidir.

3. Savcılığa şikâyet edersem takip otomatik durur mu?

Ceza şikâyeti tek başına tahliye emrine itirazın yerine geçmez. Takip ve dava dosyalarında gerekli işlemler ayrıca yapılmalıdır. Soruşturmanın bu dosyalara etkisi, başvuru ve kararların niteliğine göre değerlendirilir.

4. Noter onaylı belgede imza bana ait değilse itiraz edemem mi?

İddia ileri sürülebilir; ancak belgenin resmî niteliği, noterlik işleminin kapsamı ve ayrı dava gereği önemlidir. Adi belge için kullanılan imza inkârının aynı sonucu otomatik doğuracağı düşünülmemelidir. Tam noterlik kaydı incelenmelidir.

5. İmzayı kabul edip tarihin sonradan yazıldığını söylemek yeterli mi?

Bu, imza inkârından farklı bir iddiadır. Boş belge, doldurma anlaşması ve taahhüdün verilme koşulları bakımından kendi ispat sorunları vardır. Tarihin sonradan yazılması iddiası her dosyada belgeyi kendiliğinden geçersiz kılmaz.

6. İtiraz ettikten sonra gelen mahkeme evrakını bekletebilir miyim?

İlk itiraz sonraki işlemleri gereksiz kılmaz. Kiraya verenin başvurusu veya açtığı dava ayrıca cevap ve delil sunmayı gerektirebilir. Özellikle imza incelemesi için özel ihtar içeren davetlere uyulmaması önemli sonuçlar doğurabilir.

Kaynaklar

Hukuki kontrol tarihi: 26 Ekim 2026. Açıklamalar genel bilgilendirme içindir. Başvuru yeri ve süre, tebligat ile dayanak belgenin tam içeriği üzerinden belirlenmelidir.



Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir