İcra dosyasında borcunuzdan fazla tahsilat yapıldıysa fazla kısmın iadesini isteyebilirsiniz. İzlenecek yol, paranın hâlâ icra hesabında bulunmasına, alacaklıya aktarılmasına ve fazlalığın hesap hatasından mı yoksa borcun esasına ilişkin uyuşmazlıktan mı kaynaklandığına göre değişir. İlk adım, güncel dosya hesabıyla bütün tahsilatları ve ödeme çıkışlarını karşılaştırmaktır.
Hesabınızdan yüksek bir tutarın çekilmesi her zaman aynı miktarın alacaklıya ödendiğini göstermez. Bir bölüm dosyada bekliyor, bir bölüm giderlere ayrılmış veya başka bir dosyaya aktarılmış olabilir. Ayrıca banka blokesi ile gerçekleşmiş tahsilat farklıdır. Geri istenecek tutarı belirlemek için paranın çıktığı hesabın yanında icra dosyasındaki hareketlerin de görülmesi gerekir.
Bu yazı, ödeme gerçekleştikten sonra ortaya çıkan fazla tahsilatın geri alınmasına odaklanır. Ödeme emrine ilk itiraz, takip öncesi savunma veya yalnızca haciz kaldırma işlemleri ayrı konulardır. Özellikle istirdat davası ihtimali varsa süre hesabını bekletmeyin; icra müdürlüğüne ya da alacaklıya iade talebi göndermeniz dava süresini kendiliğinden durdurmaz.
İcrada fazla tahsilat gerçekten nasıl belirlenir?
Fazla tahsilat, yalnızca ilk ödeme emrindeki ana para ile bankadan çıkan tutarın farkı değildir. Ödeme tarihine kadar oluşan faiz, dosyada hukuken talep edilebilen giderler ve önceki tahsilatlar birlikte değerlendirilir. İlk talep 50.000 TL iken daha sonra 60.000 TL ödenmesi tek başına 10.000 TL fazlalık bulunduğunu kanıtlamaz. Aynı şekilde dosyada yüksek bir bakiye görünmesi de bütün kalemlerin doğru olduğunu göstermez.
İnceleme için hesap belirli bir tarihe bağlanmalıdır. Bir ay önce alınan kapak hesabı ile bugün yapılan kesintiyi doğrudan karşılaştırmak yanıltabilir. Hesapta hangi dönem için hangi faiz uygulandığı, kısmi ödemelerin hangi tarihte işlendiği ve son tahsilatın hangi kalemleri karşıladığı anlaşılmalıdır. “Toplam borç” satırının altında yer alan ayrıntılar görülmeden kesin iade rakamı yazılmamalıdır.
Pratik bir kontrol tablosunda her ödeme için tarih, gönderen, alıcı, dosya numarası, tutar ve açıklama yer alabilir. İcra hesabına giren paralar ile alacaklıya doğrudan gönderilen paraları ayrı gösterin. Ardından aynı borç için yapılan tahsilatları birleştirin. Böylece tek bir kesintinin iki kez kayıt edilip edilmediği veya bir ödemenin hiç hesaba katılmadığı daha kolay anlaşılır.
Dosyada hesap hatası bulunduğu düşünülüyorsa hatanın yerini somutlaştırın. Örneğin aynı ödeme iki kez borç yazılmış, tahsilat düşülmemiş veya aynı dönem için iki kez faiz yürütülmüş olabilir. Buna karşılık alacaklı ile aranızda faizin hangi oranda kararlaştırıldığı tartışmalıysa sorun yalnızca dört işlem hatası değildir. Bu ayrım, icra müdürlüğünden istenebilecek işlem ile dava ihtiyacını etkiler.
Para nerede? İade yolunu belirleyen ilk ayrım
| Paranın durumu | Öncelikle incelenecek konu | Gündeme gelebilecek yol |
|---|---|---|
| Yalnızca banka blokesi var | Para aktarılmış mı, işlem sadece kısıtlama mı? | Bloke ve dosya kayıtlarının açıklığa kavuşturulması; henüz yapılmamış tahsilatın iadesiyle karıştırılmaması |
| Para icra hesabında bekliyor | Dosyanın gerçek bakiyesi, para üzerindeki başka haklar ve ödeme yapılmasını gerektiren neden | Fazla bakiyenin belirlenmesi ve iadesi için dosyaya başvuru |
| Fazla veya yanlış ödeme alacaklıya yapılmış | Hatanın dosya hesabından saptanıp saptanamadığı | Koşulları varsa İİK 361 uyarınca geri alma işlemi |
| Ödenen borcun varlığı veya miktarı çekişmeli | Takip, ödeme ve borç ilişkisinin hukuki niteliği | İİK 72 kapsamındaki istirdat veya uygun diğer dava yolunun değerlendirilmesi |
Bu tablo bütün olaylar için hazır bir sonuç vermez. Paranın dosyada bulunması, hiçbir inceleme yapılmadan hemen iade edileceği anlamına gelmez. Alacaklıya ödenmiş olması da mutlaka yeni bir dava açılması gerektiğini göstermez. Özellikle İcra ve İflas Kanunu’nun 361. maddesi, koşulları oluştuğunda ayrı bir hüküm alınmadan geri alma imkânı tanır.
Para hâlâ icra müdürlüğündeyse ne yapılabilir?
Önce icra hesabındaki kullanılabilir bakiye ile dosyaya yatırılmış toplam tutarı ayırın. Dosyaya 80.000 TL girmiş olması, aynı paranın tamamının hâlâ hesapta durduğu anlamına gelmez. Tahsilat makbuzu giriş işlemini; ödeme veya reddiyat kaydı ise çıkış işlemini gösterir. İade talebinde yalnızca kendi dekontunuzu sunmak yerine bu iki kayıt grubunun karşılaştırılmasını istemek daha açıklayıcıdır.
Fazlalık hesabın üzerinde görülüyorsa dosyanın güncel hesabının çıkarılması ve kalan paranın durumu hakkında karar verilmesi talep edilebilir. Para üzerinde başka bir dosyadan haciz, aktarım kararı veya üçüncü kişinin hak iddiası bulunması ayrıca önem taşır. Hesapta duran her tutar, borçlunun koşulsuz çekebileceği serbest bakiye sayılmaz. İadenin kime yapılacağı da parayı yatıran kişi ile borçlu farklıysa açıklığa kavuşturulmalıdır.
Borcun esasına ilişkin tartışma devam ediyorsa yalnızca “parayı alacaklıya göndermeyin” yazmak aktarımı kendiliğinden durdurmayabilir. Menfi tespit davasındaki geçici koruma koşulları İİK 72’de ayrıca düzenlenir. Bu nedenle paranın henüz aktarılmamış olması, gereken hukuki korumayı zamanında değerlendirmeniz için önemlidir. Burada amaç, dosyadaki bakiyenin iadesiyle mahkemenin verebileceği tedbir kararını birbirine karıştırmamaktır.
İİK 361: Fazla verilen para yeni bir dava olmadan geri alınabilir mi?
İİK 361, icra dairesinin borçludan fazla tahsil ettiği parayı alacaklıya vermesi veya yanlışlıkla bir tarafa ödeme yapması durumunu düzenler. Fazla ya da yanlış ödeme dosya hesabı sonucunda anlaşılıyorsa, kanun verilen paranın ayrıca hüküm alınmasına gerek olmadan geri alınmasını öngörür. Dolayısıyla her fazla tahsilatta ilk seçenek mutlaka bağımsız bir alacak davası değildir.
Buradaki önemli nokta, geri istenen tutarın hangi nedenle fazla olduğunun dosyadan belirlenebilmesidir. Hesapla ortaya konabilen tahsilat fazlası ile tarafların birbirinden farklı sözleşmeler ileri sürdüğü borç tartışması aynı değildir. İcra müdürlüğü, her sözleşme uyuşmazlığını genel mahkeme gibi çözen bir merci değildir. “Bence bu borç yoktu” açıklaması, tek başına 361. maddenin uygulanmasını sağlamaz.
Talepte, ödeme tarihi, alacaklıya aktarılan miktar, doğru olduğu savunulan dosya hesabı ve farkın nedeni gösterilmelidir. Müdürlüğün hangi kayıtlara dayanarak düzeltme yapmasının istendiği anlaşılır olmalıdır. Örneğin tahsilat makbuzunun hesapta gözden kaçtığı ileri sürülüyorsa makbuz numarası ve tarihi belirtilebilir. Yanlış kişiye yapılan ödeme iddiasında ise çıkış kaydı ile hak sahibine ilişkin dosya bilgisi birlikte sunulur.
“Ayrıca hüküm gerekmez” ifadesi, para başvurunuzdan hemen sonra hesabınıza geçer veya karşı tarafın hiçbir başvuru hakkı yoktur anlamına gelmez. İcra müdürlüğünün işlem yapması, parayı alan tarafa ilişkin kayıtların değerlendirilmesi ve gerekiyorsa uyuşmazlığın ilgili yargısal yoldan incelenmesi gündeme gelebilir. İade süresi için her dosyada geçerli belirli bir gün sayısı vermek doğru değildir.
İstirdat davası hangi durumda gündeme gelir?
İstirdat, borçlu olunmadığı halde ödenen paranın mahkeme yoluyla geri istenmesidir. İİK 72’nin özel düzenlemesi, takibe itiraz edilmemesi veya itirazın kaldırılması yüzünden borçlu olunmayan paranın tamamen ödenmek zorunda kalındığı durumu esas alır. Ödemenin hangi takip içinde, hangi aşamada ve hangi nedenle yapıldığı bu nedenle önemlidir.
Bu dava, dosyadaki aritmetik hatayı düzeltme talebinin başka adı değildir. Örneğin taraflar bir ödemenin takip konusu borca mı yoksa başka bir ilişkiye mi ait olduğunu tartışıyor olabilir. Sözleşmenin geçerliliği, borcun doğup doğmadığı veya aynı alacağın daha önce sona erip ermediği yargılama gerektirebilir. İİK 361 ile sonuç alınabilecek açık bir hesap durumuyla böyle bir çekişmeyi ayrı değerlendirmek gerekir.
İİK 72 kapsamında bağımsız istirdat davası bakımından kanunda ödeme tarihinden itibaren bir yıllık süre düzenlenir. Bu ifadeyi her iade talebi için tek ve değişmez süre gibi kullanmayın. Taksitli ödemeler, devam eden dava, ödemenin tamamlanması ve başvurunun hukuki niteliği somut değerlendirme gerektirir. Ancak fazlalığı daha sonra fark etmiş olmanızın size mutlaka yeni bir yıllık süre verdiğini de varsaymayın.
Daha önce menfi tespit davası açılmış ve dava devam ederken ödeme yapılmışsa İİK 72’de davanın istirdat olarak sürmesine ilişkin ayrıca bir düzenleme bulunur. Yeni bir dava açılması gerekip gerekmediği bu nedenle mevcut mahkeme dosyası görülerek belirlenmelidir. Hem aynı konuda iki ayrı süreç başlatmak hem de yalnızca eski talebin yeterli olacağını düşünerek ödeme bilgisini mahkemeye bildirmemek sorun yaratabilir.
Görevli mahkeme ve dava öncesi başvuru koşulları borcun kaynağına göre değişebilir. Ticari kredi, tüketici işlemi, kira veya başka bir sözleşmeden kaynaklanan uyuşmazlık aynı mahkeme düzenine tabi olmayabilir. Arabuluculuk şartı da olayın niteliği üzerinden kontrol edilmelidir. Sadece icra dosyasının bulunduğu adliyeyi bilmek, hangi mahkemeye hangi taleple başvurulacağını belirlemek için yeterli değildir.
Sebepsiz zenginleşme talebi ile istirdat aynı mı?
Türk Borçlar Kanunu’nun 77 ve devamı maddeleri, haklı bir sebep olmadan başkasının malvarlığından zenginleşilmesi halinde geri verme yükümlülüğünü düzenler. Bununla birlikte icra baskısı altında yapılan ödeme, yanlış hesaba gönderilen para ve kişinin kendi isteğiyle yaptığı borç olmayan ödeme aynı şartlarla ele alınmaz. Uygulanacak özel düzenleme belirlenmeden yalnızca “sebepsiz zenginleşme” başlığı seçilmemelidir.
TBK 78, borçlanılmamış bir edimin kişinin kendi isteğiyle yerine getirilmesinde kendisini borçlu sanarak ödeme yaptığını ispat etmesine ilişkin bir koşul içerir. İİK 72’deki özel istirdat düzenlemesinin şartları ise farklıdır. Dolayısıyla hangi yolun kullanılacağı, tarafların ödeme anındaki durumu ve takibin etkisi incelenerek belirlenir. Davanın adını değiştirmek, özel kanundaki koşul ve süreleri otomatik olarak ortadan kaldırmaz.
Sebepsiz zenginleşmede TBK 82’deki zamanaşımı kuralları da gündeme gelebilir. Bu kuralların varlığı, İİK 72 kapsamındaki bir yıllık süreyi önemsememek için gerekçe değildir. Hangi talebin hangi koşullarda ileri sürülebileceği ayrı bir hukuki değerlendirmedir. Süre bakımından güvenli yaklaşım, önce talebin niteliğini belirlemek ve yalnızca karşı tarafın gönüllü ödeme yapmasını beklememektir.
Aynı alacaklıya başka borcunuz varsa mahsup nasıl incelenir?
Alacaklının “aldığımız fazla para diğer borcunuza sayıldı” demesi, iade incelemesini tek başına bitirmez. Önce gerçekten başka bir borç bulunup bulunmadığı, o borcun tarafları ve ödemenin hangi borç için yapıldığı belirlenir. Ödeme açıklaması, makbuz, tarafların anlaşması ve dosya kayıtları önemlidir. İcra dosyasına özgülenmiş tahsilat ile serbestçe yapılan bir havale birbirinden ayrılmalıdır.
TBK 100-102, kısmi ödemenin ve birden çok borç arasındaki ödemenin mahsubuna ilişkin kurallar içerir. Bu nedenle ödemenin tamamının her durumda önce ana paradan düşeceği varsayılamaz. Öte yandan alacaklının her tutarı istediği dosyaya koşulsuz aktarabileceği sonucu da çıkarılamaz. Belirsiz bir toplam hesap yerine her borcun ayrı dökümünü istemek, hangi ödemeye nasıl işlem yapıldığını görmenizi sağlar.
Birden fazla borçlu veya kefil varsa aynı alacak için hepsinden alınan paralar birlikte izlenmelidir. İki kişinin ödeme yapması, tek bir alacağın iki kat tahsil edilebileceği anlamına gelmez. Ancak ödeme yapan kişinin kendi borcu, kefalet yükümlülüğü ve diğer kişiye başvuru hakkı ayrı konulardır. İadeyi kimin isteyeceği de paranın kimin malvarlığından çıktığı ve hukuki ilişki dikkate alınarak belirlenir.
İade talebi için hazırlanacak belgeler
Belge hazırlığının amacı, paranın hareketini baştan sona izlenebilir hale getirmektir. Sadece bankanın gösterdiği “başarılı işlem” ekranı yerine ayrıntılı dekont ve dosya kaydını birlikte hazırlayın. Bir ödemenin aynı borca ait olduğunu gösteren açıklama yoksa ilgili sözleşme, yazışma veya alacaklının ödeme kabulü de gerekebilir. Belgeleri tarih sırasına koyup birbirleriyle eşleştirin.
- Takip talebi ve takip dayanağı: Hangi borç ve hangi tutar için tahsilat yapıldığı görülmelidir.
- Güncel ve önceki dosya hesapları: Ana para, faiz, ücret, harç ve giderlerin değişimi karşılaştırılmalıdır.
- Tahsilat makbuzları: İcra hesabına giren her ödemenin tarihi ve tutarı belirlenmelidir.
- Ödeme ve reddiyat kayıtları: Paranın alacaklıya veya başka bir kişiye aktarılıp aktarılmadığı anlaşılmalıdır.
- Banka hesap hareketleri: Bloke, kesinti, kesinleşmiş transfer ve varsa banka tarafından yapılan geri dönüş ayrılmalıdır.
- Maaş kesintisi belgeleri: İşverenin yaptığı kesinti ile dosyaya gönderdiği tutar ve tarih eşleştirilmelidir.
- Doğrudan ödeme belgeleri: Alacaklıya yapılan havale, makbuz ve haricen tahsil bildirimi birlikte gösterilmelidir.
- Protokol, ibra ve hesap mutabakatları: İndirim, faiz ve gider konusunda ne kararlaştırıldığı okunmalıdır.
- İlgili kararlar ve başvurular: Önceki mahkeme kararları, iade talepleri ve müdürlük cevapları saklanmalıdır.
Bu belgelerin inceleme için hazırladığınız kopyalarında işlemle ilgisi olmayan kişisel verileri kapatabilirsiniz. Asıl belgeleri değiştirmeyin; dekonttaki tarih, tutar ve açıklama gibi gerekli bölümleri görünür bırakın. Özellikle birden çok aile üyesinin veya şirketin hesabı kullanılmışsa, hangi ödemenin hangi dosya için yapıldığını ek bir çizelgede açıklamak yararlıdır.
İcra müdürlüğüne başvuruda ne istenmeli?
Başvurunun dosya numarası ve taraf bilgileriyle başlaması yeterli değildir; talebin dayanağı da anlaşılır olmalıdır. Toplam tahsilatın hangi kalemleri karşıladığı, doğru olduğu savunulan hesap ve geri istenen fark gösterilmelidir. Para hâlâ hesapta ise bakiye ve iade koşullarının belirlenmesi; alacaklıya fazla ödeme yapıldığı ileri sürülüyorsa bunun kayıtlardan saptanması ve uygun işlemin yapılması istenir.
Dilekçede “bütün paramı geri verin” gibi hesabı belirsiz bir talep yerine hangi ödemelerin tartışıldığı açıklanmalıdır. Yalnızca ana para yönünden borç sona ermişken faiz veya giderlerin tamamı bakımından anlaşmazlık bulunabilir. İade isteminin kapsamını doğru kurmak, gerçek borcu inkâr eden veya yalnızca bir kısmı anlatan çelişkili açıklamaları önler. Her belgeyi ilgili ödeme satırına bağlayın.
Başvurunun kayıt tarihini ve verilen kararı saklayın. İcra müdürlüğü talebi reddeder veya başka bir işlem yaparsa, bu işleme karşı şikâyet yolunun koşulları ayrıca değerlendirilebilir. Şikâyet ile alacaklıya karşı istirdat davası aynı başvuru değildir. Şikâyet süresinin başlangıcı ve istisnaları işlem türüne göre önem taşıdığından “iade talepleri her zaman süresizdir” düşüncesiyle beklemeyin.
İki varsayımsal örnek: Açık fazlalık ve çekişmeli ödeme
Örnek 1: Aynı dosyada iki ayrı tahsilatla bakiye aşılmış
Ödeme günü itibarıyla bütün kalemleriyle dosya borcunun 70.000 TL olduğunun doğru hesapla belirlendiğini düşünelim. Borçlu dosyaya bu tutarı yatırmış; aynı gün daha önce gönderilen maaş kesintisi nedeniyle 8.000 TL daha gelmiş olsun. Başka bir alacak veya gider bulunmadığı varsayımında 8.000 TL fazlalık incelenir. Para dosyada duruyorsa hesap ve bakiye iadesi; alacaklıya fazla aktarılmışsa İİK 361 koşulları gündeme gelir.
Burada önce bütün çıkış kayıtları ve olası giderler doğrulanmalıdır. Borçlu, yalnızca kendi yatırdığı 70.000 TL’yi gösterip daha önceki kesintiyi yok saymamalıdır. İcra dosyasına 78.000 TL girmiş olması ile alacaklının eline 78.000 TL geçmiş olması da aynı olgu değildir. Talep bu farkı ortaya koyan makbuz ve ödeme kayıtlarıyla desteklenir.
Örnek 2: Önceki havalenin hangi borca ait olduğu tartışılıyor
İkinci olayda kişi alacaklıya daha önce 30.000 TL göndermiş, sonrasında takip nedeniyle tekrar ödeme yapmış olsun. Alacaklı ilk havalenin başka bir faturaya ait olduğunu söylüyor. Dosyada bu konu açık değilse yalnızca iki dekontun bulunması otomatik olarak hesap hatasını kanıtlamayabilir. Önceki ödemenin hangi borcu kapattığı sözleşmeler, faturalar ve yazışmalar üzerinden değerlendirilir; gerekirse uygun dava yoluyla çözüm aranır.
Bu örnekte İİK 72’nin şartları ve süreleri özellikle kontrol edilmelidir. Önceden ödenmiş borç için takip başlaması aşamasındaki savunmaları ödenen borca icra takibi açılması rehberinde inceleyebilirsiniz. Buradaki mesele, ikinci ödeme yapıldıktan sonra hangi tutarın hangi hukuki sebeple geri istenebileceğidir. Örnekler gerçek dosya veya mahkeme kararı değildir.
Faiz, zarar ve dosyanın kapanması ayrıca değerlendirilmeli
Fazla paranın iadesi ile o paradan mahrum kaldığınız dönem için faiz veya zarar istemi aynı değerlendirme değildir. Hangi tarihten faiz istenebileceği, karşı tarafın ne zaman temerrüde düştüğü ve hangi hükümlerin uygulanacağı belirlenmelidir. Her fazla tahsilatta otomatik tazminat veya sabit bir oran kazanılacağı söylenemez. Talep edilen ek tutarın da hukuki ve hesap yönünden dayanağı bulunmalıdır.
İade gerçekleştiğinde hesabınıza gelen tutarı dosya kararı ve makbuzla karşılaştırın. Kısmi iade yapılmışsa hangi bölümün hangi nedenle ödenmediğini öğrenin. Aynı para hem alacaklıdan hem icra hesabından geri gelmiş görünüyorsa mükerrer iade ihtimalini de kontrol edin. Amaç hak edilen farkın geri alınmasıdır; kayıtların doğru hale gelmesi hem borçlu hem alacaklı açısından önem taşır.
Fazla tahsilatın iadesi, dosyanın tüm işlemlerinin kendiliğinden kapandığını göstermez. Gerçek bakiye, dosya durumu ve varsa devam eden kesintiler ayrıca izlenmelidir. Özellikle ödemenin bir bölümü alacaklıya doğrudan yapıldıysa alacaklıya ödeme sonrasında icra dosyasının kapatılması konusundaki belgeler de kontrol edilebilir. İade kaydı ile dosyanın kapanış kaydı farklı işlemleri gösterir.
Sık sorulan sorular
İcra dosyasındaki fazla para otomatik olarak geri gelir mi?
Otomatik iade varsaymayın. Gerçek dosya bakiyesi, paranın bulunduğu yer ve başka hakların varlığı kontrol edilmelidir. Fazla tutarı belgeleriyle gösterip dosyada uygun işlemin yapılmasını istemek ve verilen kararı izlemek gerekir.
Para alacaklıya geçtiyse mutlaka dava mı açmalıyım?
Her durumda değil. Dosya hesabından fazla veya yanlış ödeme yapıldığı anlaşılıyorsa İİK 361 uyarınca ayrıca hüküm almadan geri alma gündeme gelebilir. Borcun varlığı ya da hangi borca ödeme yapıldığı çekişmeliyse uygun dava yolu ayrıca değerlendirilir.
İstirdat davasında süre ne zaman başlar?
İİK 72 kapsamındaki bağımsız istirdat davasında kanun ödeme tarihinden itibaren bir yıllık süre düzenler. Taksitler, ödemenin tamamlanması ve mevcut dava gibi unsurlar somut inceleme gerektirir. Fazlalığı öğrendiğiniz tarihin her olayda başlangıç olduğunu düşünmeyin.
İcra müdürlüğüne dilekçe verirsem dava süresi durur mu?
Bu başvuru dava süresini kendiliğinden durdurmaz. Alacaklıyla yazışmak da aynı güvenceyi sağlamaz. İade işlemi takip edilirken varsa şikâyet, istirdat ve diğer talep süreleri ayrı olarak değerlendirilmelidir.
Alacaklı fazla parayı başka borcuma sayabilir mi?
Başka borcun gerçekten bulunması ve mahsup koşulları incelenir. Ödeme açıklaması, tarafların anlaşması, makbuz ve ilgili kanun kuralları önemlidir. “Başka borca saydım” açıklaması, her dosyada tek başına yeterli olmaz.
Banka hesabımdaki bloke tutarı fazla tahsilat sayılır mı?
Bloke ile paranın hesaptan çıkıp icra dosyasına aktarılması farklıdır. Önce bankadan işlem ayrıntısını ve dosyadan tahsilat kaydını kontrol edin. Henüz aktarılmamış para için iade talebi ile kısıtlamaya ilişkin başvuru birbirine karıştırılmamalıdır.
Hukuki kaynaklar
- 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu — Adalet Bakanlığı UYAP Mevzuat: m.72 (menfi tespit ve istirdat), m.361 (fazla verilen paranın geri alınması), m.16 (şikâyet).
- İcra ve İflas Kanunu — Kütahya Sağlık Bilimleri Üniversitesi kamu kurumu yayını: m.72 ve m.361 kanun metinleri.
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu — resmî Bakanlık yayını: m.77-78 (sebepsiz zenginleşme ve borçlanılmamış ödeme), m.82 (zamanaşımı), m.100-102 (mahsup).
Kaynak kontrol tarihi: 18 Ekim 2026.
Bu içerik genel bilgilendirme içindir. İade talebinin tutarı ve uygun başvuru yolu; dosya hesabı, ödeme ve aktarım tarihleri, borcun kaynağı ve mevcut kararlar birlikte incelenerek belirlenir.

Bir yanıt yazın