Kadastro Davası Nedir 2026
. Kadastro çalışmaları sırasında yapılan hatalar, yanlış malik tespitleri, sınır uyuşmazlıkları veya zilyetlik iddiaları nedeniyle hak kayıpları yaşanabilir. Bu nedenle kadastro davası açmadan önce sürecin nasıl işlediğini, hangi mahkemenin görevli olduğunu ve hangi delillerin kullanılabileceğini bilmek büyük önem taşır.
Bu rehberde kadastro davasının ne olduğu, hangi durumlarda açıldığı, görevli mahkeme, dava şartları, ispat yükü, bilirkişi incelemesi, keşif, istinaf ve temyiz süreci gibi en çok merak edilen konuları ayrıntılı olarak ele alacağız.
Ayrıca kadastro davalarının genel işleyişini öğrenmek isterseniz aşağıdaki rehberlerimizi de inceleyebilirsiniz.
Kadastro Davası Nedir?
Kadastro davası; kadastro çalışmaları sırasında yapılan tespitlerin hukuka aykırı olduğu iddiasıyla açılan ve taşınmazın gerçek hukuki durumunun belirlenmesini amaçlayan dava türüdür. Bu davalar sayesinde taşınmazın gerçek maliki tespit edilir, hatalı sınırlar düzeltilir ve tapu sicilinin hukuka uygun hale gelmesi sağlanır.
3402 sayılı Kadastro Kanunu, kadastro çalışmalarının nasıl yürütüleceğini ve bu çalışmalara karşı hangi yollarla itiraz edilebileceğini düzenlemektedir. Bunun yanında Türk Medeni Kanunu ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu da kadastro davalarında uygulanmaktadır.
Özellikle kırsal bölgelerde yapılan kadastro çalışmalarında sınırların yanlış belirlenmesi, eski tapu kayıtlarının eksik değerlendirilmesi veya fiili kullanımın dikkate alınmaması nedeniyle uyuşmazlıklar ortaya çıkabilmektedir. Böyle durumlarda hak sahipleri kadastro davası açarak haklarını mahkeme önünde ileri sürebilir.
Kadastro Davası Hangi Durumlarda Açılır?
Kadastro davaları birçok farklı nedenle açılabilir. Ancak her uyuşmazlık aynı hukuki sebebe dayanmaz. Bu nedenle dava açmadan önce olayın ayrıntılı şekilde değerlendirilmesi gerekir.
Yanlış Malik Tespiti
Kadastro ekipleri taşınmazı yanlış kişi adına tespit etmiş olabilir. Böyle bir durumda gerçek hak sahibi kadastro davası açarak tescilin düzeltilmesini talep edebilir.
Parsel Sınırlarının Hatalı Belirlenmesi
Bazı taşınmazlarda teknik ölçüm hataları nedeniyle sınırlar yanlış belirlenebilir. Bunun sonucunda komşu parseller arasında uyuşmazlık doğabilir. Mahkeme bu tür dosyalarda keşif yapar ve teknik bilirkişilerden rapor alır.
Zilyetlikten Kaynaklanan Uyuşmazlıklar
Uzun yıllardır kullanılan bir taşınmazın kadastro sırasında farklı kişi adına tespit edilmesi de dava sebebi olabilir. Özellikle zilyetliğin hukuken önem taşıdığı durumlarda mahkeme fiili kullanım süresini ayrıntılı biçimde araştırır.
Miras Uyuşmazlıkları
Kadastro çalışmaları sırasında miras paylaşımı tamamlanmamış olabilir. Bunun sonucunda taşınmaz yalnızca bir mirasçı adına tescil edilmişse diğer mirasçılar haklarını korumak amacıyla kadastro davası açabilir.
Tapu Kaydı ile Kadastro Kaydının Çelişmesi
Bazı taşınmazlarda eski tapu kayıtları ile yeni kadastro kayıtları birbirini doğrulamaz. Böyle durumlarda mahkeme eski kayıtları, paftaları, hava fotoğraflarını ve bilirkişi raporlarını birlikte değerlendirerek karar verir.
Kadastro Davasını Kimler Açabilir?
Kadastro davasını yalnızca hukuki yararı bulunan kişiler açabilir. Dolayısıyla herkesin dava açma hakkı bulunmaz.
Genellikle aşağıdaki kişiler kadastro davası açabilir:
- Tapu maliki
- Gerçek malik olduğunu iddia eden kişiler
- Mirasçılar
- Paydaşlar
- Zilyet olduğunu ileri süren kişiler
- Hazine
- Belediyeler
- Orman Genel Müdürlüğü
- İlgili kamu kurumları
Mahkeme, davacının hukuki yararının bulunup bulunmadığını dosya kapsamına göre değerlendirir.
Kadastro Davasında Görevli ve Yetkili Mahkeme
Kural olarak kadastro uyuşmazlıklarında görevli mahkeme Kadastro Mahkemesidir. Ancak bazı yerlerde Kadastro Mahkemesi bulunmadığından kanunun öngördüğü durumlarda Asliye Hukuk Mahkemesi görev yapabilir.
Bunun yanında yetkili mahkeme taşınmazın bulunduğu yer mahkemesidir. Başka bir şehirde yaşayan kişiler de davalarını taşınmazın bulunduğu yerde açmalıdır.
Kadastro Davası Açmadan Önce Hangi Belgeler Hazırlanmalıdır?
Dava açmadan önce belgelerin eksiksiz hazırlanması büyük önem taşır. Aksi halde yargılama süresi uzayabilir.
- Tapu kayıtları
- Kadastro tutanakları
- Kadastro paftaları
- Eski tapu kayıtları
- Vergi kayıtları
- Belediye kayıtları
- Veraset ilamı
- Nüfus kayıtları
- Hava fotoğrafları
- Uydu görüntüleri
- Tanık listesi
Kadastro Davasında İspat Yükü Kimdedir?
Kadastro davalarında ispat yükü, uyuşmazlığın niteliğine göre belirlenir. Genel kural gereği, bir hakkın kendisine ait olduğunu iddia eden taraf bu iddiasını hukuka uygun delillerle ispat etmek zorundadır. Bu nedenle dava açmadan önce mevcut belgelerin eksiksiz şekilde toplanması büyük önem taşır.
Bununla birlikte mahkeme yalnızca tarafların sunduğu delillerle yetinmez. Gerekli gördüğünde kamu kurumlarından bilgi ve belge ister, bilirkişi incelemesi yaptırır ve keşif gerçekleştirir. Böylece uyuşmazlığın tüm yönleri ayrıntılı şekilde incelenir.
Örneğin davacı, taşınmazın uzun yıllardır kendisi tarafından kullanıldığını ileri sürüyorsa bu iddiasını destekleyen vergi kayıtlarını, eski tapu kayıtlarını, hava fotoğraflarını veya tanık anlatımlarını dosyaya sunmalıdır.
Kadastro Davasında Hangi Deliller Kullanılır?
Kadastro davalarında mahkeme tek bir delile dayanarak karar vermez. Aksine bütün delilleri birlikte değerlendirir ve taşınmazın gerçek hukuki durumunu ortaya çıkarmaya çalışır.
Uygulamada en sık kullanılan deliller şunlardır:
- Tapu kayıtları
- Kadastro tutanakları
- Kadastro paftaları
- Eski tapulama kayıtları
- Vergi kayıtları
- Belediye kayıtları
- Hava fotoğrafları
- Uydu görüntüleri
- Bilirkişi raporları
- Keşif tutanakları
- Tanık beyanları
- Zilyetliği gösteren belgeler
Dolayısıyla deliller ne kadar güçlü ve birbirini destekler nitelikte olursa davanın sağlıklı şekilde sonuçlanma ihtimali de o kadar artar.
Kadastro Davasında Bilirkişi İncelemesi
Kadastro davalarının büyük bölümünde teknik inceleme yapılması gerekir. Bu nedenle mahkeme çoğu dosyada bilirkişi görevlendirir.
Bilirkişiler taşınmazın mevcut durumunu, sınırlarını, yüzölçümünü, eski kayıtlarını ve teknik belgeleri ayrıntılı biçimde inceler. Ardından hazırladıkları raporu mahkemeye sunarlar.
Özellikle sınır uyuşmazlıklarında harita mühendisleri, ziraat mühendisleri veya kadastro konusunda uzman teknik bilirkişiler görev alabilir.
Bilirkişi Raporu Mahkemeyi Bağlar mı?
Hayır. Bilirkişi raporu önemli bir delildir ancak hâkimi bağlamaz. Mahkeme raporu yeterli bulmayabilir, ek rapor isteyebilir veya yeni bilirkişi heyeti görevlendirebilir.
Bu nedenle yalnızca bilirkişi raporuna güvenerek hareket etmek doğru değildir. Mahkeme tüm delilleri birlikte değerlendirerek karar verir.
Bilirkişi Raporuna İtiraz Edilebilir mi?
Evet. Taraflar raporun eksik, hatalı veya çelişkili olduğunu düşünüyorsa süresi içinde itiraz edebilir.
Örneğin ölçümlerin yanlış yapıldığı, komşu parsellerin dikkate alınmadığı veya teknik değerlendirmede hata bulunduğu ileri sürülebilir. Mahkeme itirazı haklı bulursa ek rapor alabilir ya da yeni bilirkişi incelemesi yaptırabilir.
Kadastro Davasında Keşif Yapılır mı?
Evet. Kadastro davalarında keşif en önemli delillerden biridir. Mahkeme, taşınmazın bulunduğu yere giderek uyuşmazlığı yerinde inceler.
Keşif sırasında teknik bilirkişiler de hazır bulunur. Böylece parsel sınırları yeniden ölçülür, kullanım şekli belirlenir ve mevcut durum ayrıntılı olarak kayıt altına alınır.
Ayrıca komşu taşınmazlar, doğal sınırlar, yollar, dere yatakları ve mevcut yapılar da değerlendirilir. Böylece teknik raporun gerçeği yansıtıp yansıtmadığı daha sağlıklı şekilde ortaya çıkar.
Zilyetlik Kadastro Davasında Nasıl İspatlanır?
Zilyetlik birçok kadastro davasında belirleyici rol oynar. Ancak yalnızca “taşınmazı ben kullanıyorum” demek yeterli değildir. Bu iddianın somut delillerle desteklenmesi gerekir.
Bunun için şu belgeler kullanılabilir:
- Vergi ödeme kayıtları
- Tarımsal destek belgeleri
- Elektrik ve sulama abonelikleri
- Ürün satış belgeleri
- Komşu tanıkların anlatımları
- Eski hava fotoğrafları
- Uydu görüntüleri
Bunun yanında mahkeme keşif sırasında fiili kullanım durumunu da değerlendirir. Böylece zilyetlik iddiasının gerçeği yansıtıp yansıtmadığı daha kolay anlaşılır.
Kadastro Davasında Zamanaşımı Var mı?
Kadastro davalarında uygulanacak süre, davanın konusuna göre değişir. Bu nedenle tüm davalar için geçerli tek bir zamanaşımı süresinden söz etmek doğru değildir.
Özellikle kadastro tespitine itiraz davalarında hak düşürücü süreler önem taşır. Sürenin kaçırılması durumunda ciddi hak kayıpları yaşanabilir.
Bu nedenle dava açmadan önce uyuşmazlığın hangi hukuki sebebe dayandığının belirlenmesi ve uygulanacak sürenin doğru hesaplanması gerekir.
Kadastro Davasında Yeni Delil Sunulabilir mi?
Evet. Kanunda belirtilen şartların gerçekleşmesi hâlinde yeni delil sunulması mümkündür.
Örneğin yargılama devam ederken daha önce ulaşılamayan bir tapu kaydı veya teknik belge ortaya çıkabilir. Böyle durumlarda mahkeme yeni delili değerlendirerek dosyaya dahil edebilir.
Kadastro Davasında İhtiyati Tedbir Talep Edilebilir mi?
Bazı uyuşmazlıklarda taşınmazın üçüncü kişilere devredilme ihtimali bulunabilir. Böyle bir risk varsa mahkemeden ihtiyati tedbir talep edilmesi mümkündür.
Mahkeme gerekli şartların oluştuğunu değerlendirirse taşınmaz üzerindeki işlemleri geçici olarak sınırlandırabilir. Böylece dava sonuçlanıncaya kadar tarafların haklarının korunması amaçlanır.
Kadastro Davasında İstinaf Süreci Nasıl İşler?
Kadastro Mahkemesi veya görevli mahkeme tarafından verilen kararın hukuka aykırı olduğu düşünülüyorsa, kanunda öngörülen şartlar çerçevesinde istinaf kanun yoluna başvurulabilir. İstinaf incelemesini Bölge Adliye Mahkemesi yapar. Bu inceleme sırasında hem usule hem de maddi olaya ilişkin değerlendirmeler yeniden ele alınabilir.
Bununla birlikte Bölge Adliye Mahkemesi, ilk derece mahkemesinin tüm işlemlerini otomatik olarak değiştirmez. Öncelikle dosyada usul hatası bulunup bulunmadığını, delillerin doğru değerlendirildiğini ve hukukun doğru uygulanıp uygulanmadığını inceler.
Örneğin bilirkişi raporunda açık bir çelişki bulunmasına rağmen mahkeme bu çelişkiyi gidermeden karar vermişse, istinaf mahkemesi dosyanın yeniden değerlendirilmesine karar verebilir.
Kadastro Davasında Yargıtay Süreci
İstinaf incelemesinden sonra kanunda temyize açık olduğu belirtilen kararlar bakımından Yargıtay incelemesi gündeme gelebilir. Ancak her kadastro davası doğrudan Yargıtay incelemesine gitmez. Dosyanın niteliği ve kanuni şartlar bu konuda belirleyicidir.
Yargıtay, olayları yeniden araştırmaktan ziyade hukuki denetim yapar. Başka bir ifadeyle yerel mahkemenin ve istinaf mahkemesinin hukuku doğru uygulayıp uygulamadığını inceler.
Dolayısıyla Yargıtay sürecinde en çok usul kuralları, delillerin değerlendirilmesi ve kanun hükümlerinin doğru uygulanıp uygulanmadığı üzerinde durulur.
Kadastro Davasında Harç ve Yargılama Giderleri
Kadastro davalarında yargılama sırasında çeşitli giderler ortaya çıkabilir. Bu giderlerin miktarı, davanın kapsamına ve yapılacak işlemlere göre değişiklik gösterir.
Genellikle şu kalemler yargılama giderleri arasında yer alır:
- Başvuru harcı
- Peşin harç
- Tebligat giderleri
- Bilirkişi ücretleri
- Keşif giderleri
- Tanık giderleri
- Dosya ve posta masrafları
Bunun yanında mahkeme, gerektiğinde ek gider avansı yatırılmasını da isteyebilir. Bu nedenle dava açılmadan önce olası masrafların değerlendirilmesi faydalı olacaktır.
Kadastro Davasında Vekâlet Ücreti
Kadastro davalarında avukatlık ücreti, dosyanın kapsamına, uyuşmazlığın niteliğine ve taraflar arasında yapılan avukatlık sözleşmesine göre değişebilir.
Bunun yanında dava sonunda mahkeme, yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi doğrultusunda karşı vekâlet ücretine de hükmedebilir. Özellikle davayı tamamen kaybeden taraf, yargılama giderlerinin yanı sıra karşı vekâlet ücretini de ödemekle yükümlü olabilir.
Kadastro Davası Kaybedilirse Ne Olur?
Kadastro davasının reddedilmesi hâlinde davacı bakımından çeşitli hukuki sonuçlar ortaya çıkabilir. Ancak her dosyanın sonucu kendi özelliklerine göre değerlendirilir.
Mahkeme davayı reddederse;
- Talep kabul edilmez.
- Yargılama giderlerine hükmedilebilir.
- Karşı vekâlet ücreti ödenmesi gerekebilir.
- Karar kesinleşirse tapu kayıtları mevcut hâliyle korunabilir.
Buna rağmen kanunda belirtilen şartlar mevcutsa istinaf veya temyiz kanun yollarına başvurulması mümkündür.
Kadastro Davalarında En Sık Yapılan Hatalar
Uygulamada bazı hatalar davanın uzamasına veya hak kaybına neden olabilmektedir. Bu nedenle dava açmadan önce sürecin dikkatli planlanması gerekir.
- Hak düşürücü sürelerin kaçırılması
- Eksik delille dava açılması
- Yanlış hasım gösterilmesi
- Bilirkişi raporuna süresinde itiraz edilmemesi
- Keşif sırasında teknik itirazların ileri sürülmemesi
- Tapu kayıtlarının ayrıntılı incelenmemesi
- Dava dilekçesinde talebin açık belirtilmemesi
Özellikle teknik uyuşmazlıklarda yapılacak küçük bir hata bile davanın sonucunu etkileyebilir. Bu nedenle dava hazırlığının titizlikle yürütülmesi önem taşır.
Sonuç
Kadastro davaları, taşınmaz mülkiyetini doğrudan etkileyen ve teknik inceleme gerektiren dava türleri arasında yer alır. Mahkeme; tapu kayıtlarını, kadastro tutanaklarını, keşif sonuçlarını, bilirkişi raporlarını ve diğer tüm delilleri birlikte değerlendirerek karar verir.
Bu nedenle dava açmadan önce uyuşmazlığın hukuki niteliğinin doğru belirlenmesi, delillerin eksiksiz hazırlanması ve usule ilişkin sürelerin dikkatle takip edilmesi büyük önem taşır. Ayrıca her kadastro uyuşmazlığı farklı özellikler taşıdığı için genel bilgiler yerine somut olayın şartlarına göre hukuki değerlendirme yapılması gerekir.
Sık Sorulan Sorular
Kadastro davasında görevli mahkeme hangisidir?
Kural olarak görevli mahkeme Kadastro Mahkemesidir.
Kadastro davasında keşif yapılır mı?
Evet. Özellikle sınır ve teknik uyuşmazlıklarda mahkeme çoğu zaman keşif yapılmasına karar verir.
Bilirkişi raporuna itiraz edilebilir mi?
Evet. Taraflar süresi içinde rapora itiraz ederek ek rapor veya yeni bilirkişi incelemesi talep edebilir.
Kadastro davası ne kadar sürer?
Dosyanın kapsamına, bilirkişi incelemelerine, keşif işlemlerine ve mahkemenin iş yoğunluğuna göre süre değişebilir.
Kadastro davasında tanık dinlenebilir mi?
Evet. Tanık anlatımları, diğer delillerle birlikte değerlendirilir.
Kadastro davasında yeni delil sunulabilir mi?
Usul kurallarına uygun olmak kaydıyla belirli şartlarda yeni deliller mahkemeye sunulabilir.
Kadastro davasında istinaf yolu açık mıdır?
Kanuni şartların oluşması hâlinde istinaf kanun yoluna başvurulabilir.
Kadastro davası sonunda tapu kaydı değişebilir mi?
Mahkemenin kararı kesinleştiğinde ve gerekli şartlar oluştuğunda tapu sicilinde düzeltme yapılabilir.
Kadastro Tespit Tutanağına İtiraz Süreci
Kadastro çalışmaları tamamlandıktan sonra hazırlanan kadastro tespit tutanakları belirli bir süre askıya çıkarılır. Bu askı süresi, hak sahiplerinin tespitlere itiraz edebilmesi açısından büyük önem taşır. Çünkü taşınmazın maliki, sınırları veya hukuki niteliği hakkında hata bulunduğunu düşünen kişiler bu süreçte itiraz haklarını kullanabilir.
Bununla birlikte her itirazın kabul edilmesi mümkün değildir. İtiraz eden kişinin hukuki yararını ortaya koyması ve iddiasını somut delillerle desteklemesi gerekir. Mahkeme, yalnızca iddiaları değil, sunulan belgeleri ve teknik incelemeleri de dikkate alarak karar verir.
Örneğin kadastro sırasında taşınmazın komşu parsele dâhil edildiği iddia ediliyorsa, eski tapu kayıtları, kadastro paftaları ve bilirkişi incelemeleri büyük önem kazanır.
Kadastro Davalarında Orman ve Mera Uyuşmazlıkları
Uygulamada en karmaşık kadastro uyuşmazlıklarının başında orman ve mera vasfına ilişkin davalar gelir. Çünkü bu tür taşınmazlarda yalnızca özel mülkiyet hükümleri uygulanmaz. Aynı zamanda orman ve mera mevzuatı da dikkate alınır.
Özellikle bir taşınmazın orman sınırları içerisinde kaldığı iddia edildiğinde mahkeme, eski memleket haritalarını, hava fotoğraflarını, amenajman planlarını ve uzman bilirkişi raporlarını birlikte değerlendirir.
Buna karşılık mera niteliği bulunduğu ileri sürülen taşınmazlarda ise kullanım şekli, kamu yararı ve idari kayıtlar önem taşır. Dolayısıyla bu tür dosyalarda teknik inceleme çoğu zaman daha kapsamlı şekilde yürütülür.
Hazineye Karşı Kadastro Davası Açılabilir mi?
Evet. Kadastro çalışmaları sonucunda bazı taşınmazlar Hazine adına tescil edilebilir. Ancak bu tescilin hukuka aykırı olduğu düşünülüyorsa gerekli şartların bulunması hâlinde Hazineye karşı kadastro davası açılması mümkündür.
Örneğin taşınmazın uzun yıllardır özel kişiler tarafından kullanıldığı, tapu kayıtlarının bulunduğu veya kadastro tespitinin hatalı yapıldığı ileri sürülebilir. Böyle durumlarda mahkeme yalnızca Hazine kayıtlarını değil, tarafların sunduğu bütün delilleri birlikte değerlendirir.
Bu nedenle Hazine taraf olsa bile davanın sonucu otomatik olarak belirlenmez. Somut olayın özellikleri ve deliller belirleyici rol oynar.
Kadastro Davalarında Yargıtay Kararlarının Önemi
Kadastro uyuşmazlıklarında Yargıtay kararları uygulamaya yön veren önemli kaynaklar arasında yer alır. Her ne kadar her dava kendi özelliklerine göre değerlendirilse de benzer olaylarda verilen kararlar mahkemeler açısından yol gösterici olabilir.
Özellikle zilyetlik, sınır uyuşmazlıkları, bilirkişi raporlarının değerlendirilmesi ve tapu kayıtlarının yorumlanmasına ilişkin Yargıtay kararları uygulamada sıkça dikkate alınmaktadır.
Bunun yanında yüksek mahkeme, eksik araştırma ile karar verilmesini çoğu zaman hukuka aykırı bulmaktadır. Bu nedenle mahkemeler, teknik incelemeleri eksiksiz tamamlamaya özen göstermektedir.
Kadastro Davalarında Avukatla Çalışmanın Önemi
Kadastro davaları yalnızca hukuki bilgi gerektirmez. Aynı zamanda teknik belgelerin incelenmesini ve bilirkişi raporlarının doğru değerlendirilmesini de gerektirir. Bu nedenle dava sürecinin dikkatli şekilde yürütülmesi büyük önem taşır.
Özellikle dava dilekçesinin hazırlanması, delillerin zamanında sunulması, bilirkişi raporlarına süresinde itiraz edilmesi ve kanun yollarının doğru kullanılması davanın sonucunu doğrudan etkileyebilir.
Ayrıca hak düşürücü sürelerin kaçırılması veya yanlış hukuki sebebe dayanılarak dava açılması ciddi hak kayıplarına yol açabilir. Bu nedenle dava açılmadan önce dosyanın ayrıntılı şekilde değerlendirilmesi faydalı olacaktır.
Ek Sık Sorulan Sorular
Kadastro davası açmak için avukat zorunlu mudur?
Hayır. Ancak davaların teknik ve hukuki yönü bulunduğundan profesyonel hukuki destek alınması sürecin daha sağlıklı yürütülmesine katkı sağlayabilir.
Kadastro davasında keşif kaç kez yapılabilir?
Mahkeme, gerekli gördüğü hâllerde birden fazla keşif yapılmasına karar verebilir.
Kadastro davasında yeni bilirkişi atanabilir mi?
Evet. Mevcut raporun yetersiz veya çelişkili bulunması hâlinde mahkeme yeni bilirkişi görevlendirebilir.
Kadastro davasında komşu parsel sahipleri dinlenebilir mi?
Evet. Gerekli görülmesi hâlinde komşu taşınmaz sahiplerinin bilgisine başvurulabilir veya tanık olarak dinlenmeleri mümkün olabilir.
Kadastro davasında tapu kaydı tek başına yeterli midir?
Hayır. Mahkeme tapu kaydının yanında diğer delilleri de birlikte değerlendirerek karar verir.
Kadastro davasında hava fotoğrafları delil olur mu?
Evet. Özellikle eski kullanım durumunun belirlenmesinde hava fotoğrafları ve uydu görüntüleri önemli deliller arasında yer alabilir.
Kadastro davası sulh ile sona erebilir mi?
Uyuşmazlığın niteliğine göre tarafların sulh olması mümkün olabilir. Ancak her dosya kendi özelliklerine göre değerlendirilmelidir.
Kadastro davasında tanık sayısında sınır var mıdır?
Kanunda belirli bir sayı öngörülmemiştir. Mahkeme, uyuşmazlığın çözümü için gerekli gördüğü tanıkları dinleyebilir.
Kadastro davasında elektronik deliller kullanılabilir mi?
Somut olayın özelliklerine göre elektronik kayıtlar, uydu görüntüleri ve dijital haritalar delil olarak değerlendirilebilir.
Kadastro davası kesinleşmeden tapu devri yapılabilir mi?
Davanın niteliğine göre farklı sonuçlar doğabilir. Ayrıca mahkeme gerekli şartların oluşması hâlinde ihtiyati tedbir kararı vererek taşınmaz üzerindeki tasarrufları sınırlandırabilir.
